caiz değildir. Ancak bir kimse taşlarını atamayacak kadar hasta veya ihtiyar ise, birisine vekâlet verebilir ve yapamadıktan sonra vekâlet vermek zorundadır. Şayet vekalet verip taş attırır ve vakit çıkmadan hastalıktan şifa bulur ve vakit hala devam ediyorsa yeniden atması gerekmez. Vekil, ilk önce kendi taşlarını atar, her üç cemre taşlarını attıktan sonra müvekkilin taşlarına başlar. Vekilin bu tertibe riayet etmesi şarttır.

Bir taş edilirse bir avuç buğday vacip, iki taş terk edilirse iki avuç buğday vacip olur. Üç ve daha yukarısı olursa kurban düşer.



TAVAFÜL-VEDA

Tavafül-Vedâ haccın son merhalesidir. Hacı, memleketine avdet etmek istediği zaman, Kâbeye tavafül-vedâ yapar. Tavafül-Vedâ vaciptir. Vacip olmasının şartları da üçtür:

1 - Hacının yabancı olması. Yani yerli olmaması. Bunun için Mekkeli olan kimseye tavafül-vedâ vacib olmadığı gibi, Mikatta ve mikat ile Mekke arasında bulunan kimselere de vacib değildir.

2 - Hayız ve nifastan temiz olmak. Hayız ve nifas halinde bulunan kadına vacib olmadığı gibi sünnet de değildir. Ancak Mekke binalarının haricine çıkmadan evvel temizlense, yeniden tavafül-vedâ kendisine vacib olur.

3 - Haccı ifrad veya haccı kıran veya haccüt-Temettû'ü ifa etmek. Yalnız Umre yapan kimse için, Tavafül veda vacib değildir.

TAVAFÜL-VEDÂ'IN ZAMANI

Mekkede işini tamamlayan hacı, tavafül-vedâ'ı yapar ve hareket eder. Onu yaptıktan sonra, ekmek gibi yol için lazım olan eşyalardan başka bir şey alırsa veya bir hastanın veya dostunun ziyaretine giderse tekrar tavafül-vedâ'ı iade etmesi icabeder.