ki: Her insan öldükten sonra mutlaka kendisine kabir suali sorulacak. Salih olan kabrin saadetini, fasık de azabını görecektir.

KIYAMETTE HESAB

Cenab-ı Allah kemâl sıfatları ile muttasıf ve âdil-i mutlak olduğundan, asla hiçbir kimseye zulm etmez, kafir ile mümini muti ile âsiyi, zâlim ile mazlumu bir tutmaz. Cenab-ı Hak buyurur: "Biz, o gök ile yeri ve aralarındakini boşuna yaratmadık. O, kâfirlerin zannıdır. Bu yüzden kâfirlere ateşten şiddetli bir azab vardır. Yoksa, biz, iman edip de salih ameller işliyenleri, o yer yüzündeki müfsidler gibi yapar mıyız? Yoksa Allah'dan korkan takva sahiblerini kâfirler gibi yapar mıyız?" (Saad: 27-28).

Yukarda zikri geçenleri bir tutmamak için, onları hesaba çekecek, zerre miktarı iyilik edene sevab, kötülük yapana da azab verecektir.

Hesab gününün şahidleri, peygamberler, iyilik ve kötülükleri kayd eden melekler, ve günah işliyen âzâlar olacaktır. Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Halbuki üzerinde gözetleyici melekler var. Kerim olan kâtip melekler var. Her ne yaparsanız bilirler." (el-İnfitar: 10-11-12) Başka ayette de şöyle buyuruyor:

"Kıyamet gününde aleyhlerinde dilleri, elleri ve ayakları bütün yaptıklarına şahidlik edecektir." (En-Nur: 24) buyuruyor.

HAVUZ

Mahşerde Cennet'e girmeden evvel, her peygamber'in birer havuzu olduğu gibi, Peygamberimizin de havuzu vardır. Ondan bir yudum su içen kimse, artık hiç susamaz. Resûlullah (S.V.) buyuruyor: