6) Evsafının bilinmesi,

7) Bu vasıflarını her ikisinin ve iki adil şahidin bildikleri bir lisan ile zikir edilmesidir.

Bir kimse başkasıyla selem akdini icra ederek parasını vermeyip bir başkasına havale ederse, parası aynı mecliste teslim edilse de caiz değildir.

Müslemü ileyh, yani satıcının teslim aldığı parayı müslime, yani müşteriye geri verip emanet ederse caizdir. Semen para olabileceği gibi menfaat de olabilir. Mesela bir miktar buğday üzerine bedel olarak evinde bir seneye kadar oturma hakkını verirse caizdir.

Tarafeynin rızasıyla selem akdini bozarlarsa, teslim edilen semen olduğu gibi kalıyorsa onu geri alacak, yoksa bedelini verecektir.

Müslemü fihin hazır olması caiz değildir. Bunun için bir kimse "şu elbise üzerine bu parayı selem olarak veriyorum" dese selem olarak mün'âkid olmadığı gibi normal olarak akit de değildir.

Bir kimse başkasının zimmetinde bulunan para için; "sendeki parayı falan şey üzerine selem olarak verdim" derse, borçlu olan da kabul ederse bu akit batıldır.

Hayvanlar üzerine selem vermek caizdir. Deve, at, katır ve merkeb gibi hayvanlar üzerine selem akdi icra edilirse, erkeklik, dişilik, yaş, renk ve cins; kuşta icra olursa büyüklüğü, küçüklüğü ve cinsi; elbisede olursa kalınlığı, inceliği, yumuşaklık ve sertliği beyan edilmelidir.

Bir kimse bir san'atkara, mesela kunduracıya "Benim için şu çeşit deriden bu kadar para ile şu nolu bir ayakkabı yap" dese, o da aynı şekilde kabul ederse bu hususta böyle bir selem akdi caizdir. Hulasa, selem muamelesinde ihtilafa vesile olacak herhangi bir vasıf ihmal edilmemeli, her şey belirtilmelidir.

Bir kimse bir mütahitle anlaşıp bir daire üzerine para yatırırsa şayet dairenin yeri, irtifaı, demirin durumu, çimento ile kum nisbeti ve binalada nazarı-itibare alınan diğer şeyleri dile getirmişlerse böyle bir muamele caizdir, yoksa caiz değildir.