İHSAR VE FEVAT

İhsar: Hac ve Umrenin rükünlerini eda etmekten men edilmektir.

Hac veya Umre menasikine engel olacak her hangi bir şey meydana gelirse, İhramdan çıkabilmek için niyet etmekle beraber kurban kesmek ve traş olmak lâzımdır. Muhasar, ister Harem dahilinde, ister haricinde olsun, olduğu yerde kurban keser. Haremde kesmek icabetmez. Hac veya Umre nafile olursa muhasarın onu kaza etmesi icabetmez. Fakat hac veya umre farz olursa onu kaza etmek gerekir, söz konusu olan muhasar, Haccı Kıran'a niyet etmiş ise bir tek Hac ve Umre kaza eder.

İhsarın durumunun böyle olacağına delalet eden ayet olduğu gibi Peygamber (S.A.V.)'in fiili ile emri de bulunmaktadır.

Mekke fethedilmezden önce Peygamber (S.A.V.) başta olmak üzere müslümanlar Umre'ye gittiler. Fakat müşrikler, müslümanların Mekke'ye girmelerine engel oldular. Bunun üzerine Peygamber (S.A.V.), kurban kesip traş olmakla ihram'dan çıktı; sahabelere de aynı şeyi yapmalarını emretti.

Şayet kurban bulamazsa, niyet getirip traş olmakla beraber bir kurban değerinde fakirlere yemek yedirmek icabeder. Onu da bulmazsa, her bir avuç buğday yerine birer gün oruç tutmak gerekir. Oruç için muayyen bir yer yoktur. Her yerde oruç tutulabilir, haramda olması gerekmez.

Bir kimse hasta olur veya "paramı kaybedersem, bulunduğum yerde ihram'dan çıkacağım" diye şart koşarsa caizdir. Böyle bir şey olduğu taktirde isterse ihram'dan çıkar. Kadının farz da olsa kocasının izni olmadan ihrama girmesi caiz değildir. Hatta izni olmadan ihrama girmiş ise onu ihramdan çıkartabilir.

Bir anne veya baba nafile hac veya umre yapmak isteyen evladına engel olabilirler, ama farza engel olamazlar.