2) Emzirmenin beş sefer olması ve her defasında çocuğun kendi ihtiyariyle emmekten vaz geçmesi. Oynayarak birkaç sefer memeyi ağzına koyup çıkarırsa veyahut bir memeden diğer bir memeye intikal ederse bir defa sayılır.

Dört defa mı, beş defa mı süt emdiğinde şüphe edilirse azı kabûl edilir ve hükmü sabit olmaz.

Birisinin dört karısı bulunsa, üç kadın birer sefer, bir kadın da iki sefer bir çocuğa süt verirlerse, kocaları kendisine baba olacağından emzirmenin hükmü sabit olur ve bununla kadınları da kendisine haram olurlar. (Emen erkek çocuk olursa)

Bir erkek çocuğu bir kadının sütünü emse o kadına evlat olduğu gibi kocasına da evlat olur. Bunun için o kadının bütün kız çocukları, hemşiresi, hala ve teyzesi o çocuğa haram olurlar ve abdestleri de birbirinden bozulmaz, fakat o erkek çocuğun kardeşleri böyle değildirler.

Emzirme, yalnız emziren kadının veya çocuğun anasının sözü ile sabit olamaz. O ancak iki erkek, veya bir erkek ile iki kadın veya dört kadının şehadetiyle sabit olur.

KAN VERME VE SATMANIN HÜKMÜ

Yukarda beyan edildiği gibi iki yaşını tamamlamamış olan bebek, canlı bir kadının sütünü emdiği takdirde hükmü sabit olur. Aksi takdirde iki yaşını aşan kimse, canlı bir kadının sütünü emse de hiçbir tesiri yoktur. Kan ise böyle değildir. Küçük büyük her hangi bir kimseye kan verilirse hiçbir tesiri yoktur. Süt gibi evlenmeye mani bir sebeb teşkil etmemekle beraber akraba olmağa bir vesile de değildir. Bir kimsenin kan gurubu ile bir hastanın kan gurubu bir olursa ve hayatını kurtarmak için başka verecek biri olmadığı takdirde kan vermeğe mecburdur. Kan satmak hiçbir surette caiz değildir.

Yalnız parasız verecek kimse olmazsa hasta olan kimsenin satın almasında beis yoktur. Bir kimsenin, kan verdiği hasta veya onun akrabasının pazarlıksız verdiği şeyi kabul etmesinde sakınca yoktur.