SU İKİ KISIMDIR

Su, şer'an iki kısımdır:

1- Mutlak sudur ki, yaratıldığı vasıf üzre olup herhangi bir şey ile karışmayandır.

2- Mukayyed sudur ki, buğday, mercimek gibi temiz bir şey içine karışıp renk, koku ve tadından birisini veya ikisini veya üçünü kayb etmiş olan sudur.

Mukayyed su, temiz olmakla beraber temizleyici değildir. Şayet suya böyle bir madde karışır, fakat vasıflarından biri değişmemiş ise, suyun hüviyeti değişmiş sayılmaz.

Mutlak su, yosun tutar veya bulunduğu yerde bulunan toprak veya kireç gibi bir madde ile veya dura dura, vasıflarından birini kayb ederse yine mutlak su sayılır ve temizleyicidir. Zira, ister istemez su, bu gibi şeylere maruzdur. Fakat za'feran veya ağaç suyu gibi suyun muhtaç olmadığı bir madde ile karışıp vasfı değişir ve mutlak su ismini kayb ederse, temizleyici vasfını da kayb eder.

SUYUN NEVİLERİ

Su, dört nevidir:

1- Hem temiz hem temizleyici olup kullanılması mekrûh olmayandır. Bu da, gök tarafından inen veya yer altından çıkan, rengi, tadı ve kokusu değişmeyen sudur.

2- Hem temiz hem temizleyici olup vücutta kullanılması mekrûh olan sudur. Bu, güneşte ısınmış olan sudur.

İmam Şafii (R.A.), Hz. Ömer (R.A.)'den rivayet etmiştir ki: Güneşli su ile yıkanmak mekrûhdur. İmam Şafii'nin beyan ettiği üzere, güneşde kızışmış suyu kullanmak alaca hastalığının peyda olmasına sebeb olur.

Güneşte ısıtılmış suyu kullanmak üç şartla mekruh olur: