Maalesef bugün bu tip alış-veriş çokça yapıldığı halde durum belirtilmeden anlaşma yapılmakta ve sonra tartışmaya ve anlaşmazlıklara vesile olmaktadır.

Ölçü ve tartıyla mazbut olup mütefavit olmayan bal, peynir, sirke, hurma, üzüm, pekmez ve şeker gibi şeylerin üzerine para verip selem akdini yapmak caizdir.

Müslemün fihi (üzerine para verilen mal) değiştirmek veya teslim edilmesi gereken zamanda bedelini para olarak vermek caiz değildir. Tarafeyn bunu yapmak isterlerse bir çaresi vardır. Selem akdini fesh etmek ve müslemü ileyhin zimmetinde bulunan paranın yerine değiştirilmesi istenen şeyi almaktır.

Vadesi gelmeden önce zimmetinde olan müslemün fihi teslim etmek isterse teslim edebilir. Onda bir mahzur yoktur. Ancak müslim (sermaye sahibi) için melhuz bir fayda olursa teslim almaya mecbur değildir. Meselâ, memlekette hırsızlık yaygın bir halde olup mal emniyeti yoksa vadesi gelmeden önce müslemün fihi teslim almağa mecbur değildir.

Selem, bu zamanda sermaye sahipleri için, cahiliyet devrindeki ribadan daha zararlı olduğu, kat kat kâr temin ettiği için tehlikeli bir hal almıştır. O, nice evleri söndürmüş, nice yuvaları dağıtmıştır. Onunla alış veriş yapan kimsenin müslüman olduğunu unutmamalı, biraz da vicdanının sesini dinlemelidir. Elle tutulan eşya üzerine selem akdi cari olduğu gibi menfaat üzerine de selem akdi caizdir. Kuran-ı Kerim, öğretmek üzere selem akdi gibi.

KARZ (ÖDÜNÇ)

Karz, bilahare almak üzere bir kimseye yardım etmek gayesiyle altın, gümüş, buğday ve arpa gibi bir şeyi kendisine temlik etmektir.

Karz vermek sünnet-i müekkededir. Yalnız ödünç isteyen kimsenin mâsiyette harcayacağı biliniyorsa ona vermek haramdır.

Alış verişin rükünleri karz'ın da rükünleridir. Selem ne gibi