FERÂİZ

Feraiz, lüğatta takdir olunan şey manâsına gelen fariza'nın cemi'dir. Istılahta ise ölüden kalan mirasın varislere dağılış şeklini beyan eden ilimdir. Cahiliyette tevarüs, zülm ve haksızlığa dayanarak kadın ve çocuk gibi kimseler mirastan mahrum bırakılırdı.

İslâm'ın ilk günlerinde ise anlaşmaya bağlı idi. Yani iki kişi bir biriyle anlaşma yapıp, "Bir birimize varis olacağız," diye karar verdiklerinde anlaşmaları makbul olurdu. Sonra bu hüküm neshedilip iş İslâm ve hicrete dayandırıldı. Bilahare vasiyete bağlandı. Daha sonra da miras ayetleri nazil oldu ve önceki hüküm kaldırıldı.

Miras, İslâm'a göre taksim edilmezse varise intikal eden mal haramdır. Ondan verilen sadaka ve yapılan hac gibi ibadetler hiçbir surette kabul olunmazlar. Allah'ın Resûlü şöyle buyuruyor: "Feraiz ilmini öğreniniz, o dininizdendir ve ilmin yarısıdır. O, ümmetimden ilk alınacak ilimdir." Yani yürürlükten kaldırılan ilk ilim, ilmi ferâizdir.

Ölüden kalan mirastan önce techiz, tekfin ve defin masrafı çıkarılır; sonra borcu ödenir; sonra kalan malın üçte birisinden vasiyeti infaz edilir, sonra da kalanı varisler arasında ilerde açıklanacağı gibi taksim edilir.

VARİS OLMANIN DÖRT SEBEBİ VARDIR

Varis olmanın dört sebebi vardır:

1 - Akrabalık,

2 - Nikâh,

3 - Velâ (yani birisi bir köle azad eder, sonra kölenin karâbet