هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ

"Evvel de O, ahir de O'dur." (El-Hadid: 3)

4 - MÜHALEFETÜL HAVADİS: Sonradan varedilmiş olan şeylere muhalif olması, yaratıkların hiç birine benzememesidir. Yaratıklar birbirine benzeyebilirler ve başka başka şekillerde de olabilirler. Fakat Cenab-ı Allah, yarattıklarından hiç birisine benzemez. O, insanın hatırına gelen her şekil ve suretin dışındadır. Şekil ve suretten münezzehtir. Kur'an-ı Kerim buyuruyor ki:

لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَىْءٌ

"Onun misli gibi hiçbir şey yoktur." (Şura: 11)

Alim, Kerîm ve Rahîm gibi Cenab-ı Allah'ın bazı vasıfları insanlar için kullanılırsa da, kullanışı sûridir. Yani Cenab-ı Allah ile insanlar hakkında kullanıldığı zaman manâsı ayrı ayrıdır. Meselâ Alim, Allah'ın vasfı olarak kullanıldığında her şeyi, cüz'i, külli, ezelde bilen zat kastedilir. Bir insan için kullanıldığında da, bazı mahdut şeylerin bilgisini sonradan elde eden manâsına gelir.

5- KIYÂM BİNEFSİHİ : Cenab-ı Allah'ın kendi kendine kâim olması, tam istiklâl sahibi olup zaman ve mekân gibi hiçbir şeye muhtaç olmamasıdır. Çünkü ezelî ve ebedî olan Allah'ın sonradan yarattığı şekillere muhtaç olması tasavvur edilemez.

6- VÜCUT : Var olmaktır.

SIFAT-I SÜBÜTİYYE VEYA SIFAT-I MAÂNİ

Sıfat-ı Sübütiyye yedidir. (Mâturidi'ye, göre sekizdir).

a - Hayat: Diri olması. Kâinatta insan, hayvan ve bitki gibi canlı mahlukları dirilten Allahu Azîmüşşan olduğuna göre, onun diri olmasında şüphe yoktur. Çünkü diri olmayan, başkasına dirilik veremez.