Bu mebhasla ilgili birkaç meselenin hükmünü hususi olarak beyan etmek icabeder:

1 - Vücût zafiyeti ve zaman darlığı gibi bir mazeret sahibi olan bir kimsenin müzdelife vakfesini terketmesi caizdir. Bir şey de lazım gelmez.

Maliki mezhebine göre, bir gece gecelemesini terk eden kimseye kurban düşer. Yalnız sucu ve çoban müstesnadır.

2 - Minada cemreye bir taş atışını terk edene bir avuç, iki taşı terk edene iki avuç buğday düşer. Üç taş veya daha fazlasını terk edene de bir kurban lazım gelir.

Bir kimse hasta veya ihtiyar olduğundan Cemrelere taş atamazsa başkasına vekâlet verir. Vekil ilk önce kendisi için o gün atılması lazım gelen bütün taşları attıktan sonra, müvekkil için lazım gelen taşları atar. Yani ilk gün sadece Cemretül-Akabe'ye taş atmak icbettiği için önce kendi adına atar, sonra müvekkil için; diğer günlerde ise önce kendi nefsi için her gün her üç Cemre'ye taş atar, sonra müvekkil için dönüp yeniden sırasiyle taş atar. Yalnız Hanefi mezhebine göre, her cemreye ilk önce kendisi için sonra müvekkili için atarsa caizdir.

3 - Hac veya Umreye niyet etmek isteyen kimse ihrama girmeden mikatı geçerse günahkâr olur ve mikata dönmesi lazım gelir. Mikata dönmek için üç yol vardır:

a) İhrama girmeden tekrar mikata dönüp ihrama girer. Bunu yapan kimseye bir şey lazım gelmez.

b) Hac veya Umre menasikine başladıktan sonra mikata döner. Bunu yapan kimseye kurban düşer. Dönmezse hac veya Umre menasikini tamamlarsa yine kurban düşer. Bu hususta özürlü özürsüz, bilgili bilgisiz arasında fark yoktur.

c) Mikatı geçtikten sonra ihrama girer, sonra hac veya umre menasikinden bir şey yapmadan evvel Mikata döner. Bu durumda da bir şey lâzım gelmez.