arazisi olup devletin, ihtiyacını karşılamak için hiç kimseye temlik edilmeyen arazidir. Bu son iki kısım arazi, haraca tabi olduğundan öşür arazisi değildir. Ve onlardan öşür (zekât) alınmaz. Türkiye'de bulunan araziler bu üçüncü kategoriye dahil idiler. Bunun içindir ki, Hanefi fıkıh kitapları, "Türkiye arazilerine öşür vacib değildir." diye yazmaktadır. Ancak, asrımızda arazi vatandaşlara temlik edilip, kanun mülkiyet hakkını kabul ettiği için, şimdilik bu kısım araziden sayılmaz. Hatta devlet bu araziye el atmak istediği zaman bedelini verir. Bu araziler devletin malı olsaydı, şüphesiz ki zahmet çekmeden bugün toprak reformu yapmak için, bu münakaşa ve münazaa olmayacaktı. Araziyi Miriyye, ilelebed "miriyye" kalıp vatandaşlara temlik edilmez diye, bir kayıt da yoktur. Devlet istediği zaman satar, istediği zaman da hibe eder. Mecmûl Enhür adlı kitaba deniliyor ki: "Araziyi Miriyye, elinde bulunan kimselerin malı değildir. O, ne satabilir, ne hibe edebilir, ne de vakf edebilir. Ancak sultan (devlet) onlara temlik ederse o zaman caizdir."

İbni Abidin de şöyle diyor: "Bundan (makabilinden) anlaşılıyor ki, memleketimizde çiftçilere öşür vacib değildir. (elindeki arazi kendilerine temlik edilmemiş ise). Çünkü sultanın naibinin halktan aldığı şey öşür ise, zaten başka bir şey terettüb etmez. Haraç ise yine başka bir şey gerekmez. Çünkü haraç ile öşür bir arada olmaz.." cild: 2 sayfa: 60. Bundan anlaşılıyor ki, arazi temlik edilmiş ise (zamanımızda olduğu gibi) öşür vacib olur.

Hal böyle iken, Türkiye'de halkın elindeki arazi, tapu ve temlik için değil, tasarruf için verilmiş olup, arazimiz öşre tabi değildir demek büyük bir hata ve gaflettir.

Hülasa Türkiye'deki arazinin esası miriyye (memlekettir) ve Haraca tabi olup öşre tabi değildi. Fakat bilahare vatandaşlara temlik edildiği için öşre (zekâta) tabidir.

Mısır, Şam ve Irak gibi bir çok ülkelerin arazileri haraciye idi. Yani müslüman olmayan yerlilere harac mukabilinde temlik edilmiş olup zekâta tabi değildi. Acaba şimdi aynı hal devam ediyor mu? Yoksa değişmiş mi? diye tereddüt ediliyor. Bu hususu birçok kimseler sormaktadırlar.

Cevap olarak deriz ki: Bu arazinin müslüman olmayan ilk