kısa okur uzatmazdı. Hatip cemaate bir şey aktarmak isterse hutbeden önce vaaz edip aktarsın, hutbe kısaltmak sünnet olduğu gibi bir çok memur cuma namazına gitmek istemeyen amirleri tarafından sıkıştırılmakta olduğundan onu nazarı itibare almak gerekir.

HUTBENİN ŞARTLARI

Hutbenin onbir şartı vardır:

1- Hutbenin her beş rüknünün arapça olması. Onları arapça olarak okumak için öğrenmek farz-ı kifayedir. Bir yerde bunları bilen olmazsa, oranın sakinleri günahkâr ve asi olurlar. Ayrıca, cuma namazını değil, öğle namazını kılarlar. Hutbenin rükünleri arasında arapçadan başka bir lisanla, vaaz ve nasihat yapılıp uzatılsa da Ali El-Şebramlisi'nin ifade ettiğine göre beis yoktur.

2- Öğle vaktinde okunması. Yani öğle vakti çıktığı takdirde cuma namazı ne eda ve nede kaza olarak kılınamaz. Ancak öğle namazının kaza edilmesi gerekir.

3- Hatibin, gücü yeterse hutbeleri ayakta okuması. Gücü yetmezse oturarak veya yaslanarak okuyabilir. Ayakta hutbe okumaktan aciz olan kimsenin, ayakta okuyabilecek bir kimseye okutması daha efdaldır.

4- İki hutbe arasında oturmak. Hatip hutbeyi ayakta okumaktan aciz olduğundan hutbeyi oturarak okuyorsa, iki hutbe arasında fasıla vermek vacibdir.

5- Manasını anlamasalar da her iki hutbenin rükünlerini kırk kişinin işitmesi. Cemaat kırk kişi olup bir kısmı sağır olursa, cumaları sahih değildir. Şayet rükünlerin tümü veya bir kısmı gizlice getirilirse hutbe sahih değildir, maalesef çok Hanefi imam hutbenin duasını gizlice okudukları için Şafiî cemaatın namazlarının batıl olmasına sebeb olurlar. Hatib ayrı, imam ayrı olursa beis yoktur. Hutbe okunurken konuşmak haram değilse de mekrûhdur. Enes'den rivayet edilmiş, demiş ki: