2 - Satın aldığı şeyin ayıplı olması halinde geri çevirmesi. Yalnız kusurlu olmakla beraber kazanç sağlayacağı biliniyorsa, onu geri çevirmek zorunda değildir.

3 - Sermayecinin izni olmadan kiraza ait malları bulunduğu yerden başka bir yere götürmemesi, sermayeyi çalıştıran kimsenin kazanç getirecek mübah olan her alış-verişi yapması caizdir.

Çok nadir bulunan bir şeyin alıp satılması, âkitte şart koşulursa kiraz akdi fasittir.

Sermayeyi çalıştıran kimse, sermayeciden izin de alsa, elinde bulunan sermayeyi çalıştırmak üzere başka birisini ortak edemez. Fakat sermayeci, çalıştırmak üzere iki kişiye sermaye verebilir.

Herhangi bir sebeple kiraz muamelesi fesade giderse, yapılan tasarruf sahih olup bütün kazanç sermayeciye ait olduğundan, sermayeyi çalıştıran kimse ücretülmisle müstahaktır.

Parayı çalıştırna kimse, normal olarak ticaret yapar. Gabnı-fahiş ile alış veriş yapmaya yetkisi yoktur.

Kiraz için sermayeden fazla bir şey satın almak caiz değildir.

Sermaye sahibinden izin almadan kiraz maliyle yola çıkılmaz. Sermayeyi çalıştıran kimse, taksim yapıldığında kendisine düşen kazanç hissesine malik olur.

Alış veriş yaparken ziyan olursa kazançtan düşürülür.

Hem sermayeci hem sermayeyi çalıştıran kimse istedikleri zamanda kiraz muamelesini feshedebilirler. O zaman sermayeyi çılıştıran kişi, ticaret eşyasını satıp paraya çevirerek sermayeciye verecektir. Sermaye sahibi, henüz kazanç belli olmadan bir miktar geri alırsa sermaye o kadar eksilir. Kazanç belli olduktan sonra geri alınan şey kazanç ile sermayeden sayılır. Meselâ, sermaye yüz, kâr da yirmidir. Yirmi geri alırsa kazanç altıda biridir. Öyle ise geri alınanın altıda biri kazançtan, kalanı da sermayeden sayılacak; yani sermaye seksen üç ve üçte birine inmiş oluyor. Onlardan birisi vefat eder veya akli muvazenesi zail olursa akit münfesih olur.