Bir kimse, fazla kalabalıktan dolayı secde yapmak için başını koyacak yer bulamaz ve her hangi bir şeyin üzerine secde yapmak mümkün olursa, acizesi başından yüksek olduğu hâlde o şeyin üzerinde secde yapar. Secde yapmak mümkün değilse bekler, cemaat secdeden kalktıktan sonra secdesini yapar. Ancak, imam onu takib eden sonraki rek'atın rûkûundan kalktığı halde secde yapamamış ise, mesbuk gibi, imama uyar. Sonra bir rek'at daha kılar. Eğer bilerek kendi nizamına göre hareket ederse namazı fesada gider. Unutarak kendi tertibini takib ederse namazı fesade gitmez, ama sücudu da muteber değildir.

İstilaya uğramış bir İslâm beldesinin ahalisi cuma namazını diğer İslâm beldeleri gibi kılmakla mükelleftirler. Hatta küfür diyarına yerleşen müslümanlar - kırk kişi olduktan sonra - cuma namazını kılmağa mecburdurlar.

CUMA NAMAZININ EDASI

Cuma namazının edası altı kısma ayrılır:

1- Cuma namazı kendisine vacib ve onunla mün'akid olan, hür, baliğ, âkil, sıhhatli ve cuma namazının kılındığı yere yerleşip mazereti bulunmayan erkek'tir.

2- Kendisiyle cuma namazı mün'akid olup ona vacip olmayan hasta, hasta bakıcı ve meşru bir mazereti bulunan erkek'tir.

3- Cuma namazı kendisiyle mün'akid olup vacib olmayan, fakat kıldığı takdirde bu namazı sahih olan kadın, hunsa ve yolcu erkek'tir.

4- Cuma namazı kendisiyle mün'akid ve vacib olmadığı gibi kıldığı takdirde cuma namazı sahih olmayan deli ve baygın kimsedir.

5- Kendisine vacib olmakla beraber kıldığı takdirde cuma namazı sahih olmayan mürted kimsedir.

6- Cuma namazı kendisine lazım ve sahih olan, fakat