HAC

Hac kelimesi lügatta kasd demektir, ıstılahta ise belirli fiil ve işlerden ibarettir.

Hac, İslâmın beş esasından biridir. Farziyeti, Kur'an-ı Kerim, Sünneti Seniye ve icmai ümmet ile sabittir. Bu bakımdan onu küçümsemek veya istiskal etmek küfürdür.

Hac, her gücü yetene, hayatında bir defaya mahsus olarak yerine getirilmesi farz'ı ayındır. Hac farz olduğu gibi umre de farzdır. Farz olduğu senede gidilmesi lazım olup olmadığı hususunda, ihtilaf vardır. İmam-ı Azam, İmam-ı Malik ve İmam-ı Ahmed hazretlerine göre fevri olup, aynı senede hacca gitmesi icab eder. Te'hiri caiz değildir. İmam-ı Şafii ile İmam Muhammed'e göre fevri olmayıp te'hir edilmesinde beis yoktur. Fakat te'hir etmeden onu eda etmek daha evlâdır.

HACCIN FARZİYETİ

Nam ve mevki için değil, Allah için hacca gitmek büyük bir fazilet, yüce bir ibadettir. Bu yüce ibadeti hakkıyla ifa eden kimse, günahlardan yıkanıp temizlendiği gibi, Allahın rahmetine de mazhar olur. Resûlü Ekrem (S.A.V.) buyuruyor ki:

مَنْ حَجَّ لِلّٰهِ فَلَمْ يَرْفُثْ وَلَمْ يَفْسُقْ رَجَعَ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ اُمُّهُ

"Yakışmayan sözü ağzına almayıp, Allahın hududunu