EZAN

Ezan, lügatta haber vermektir. İstilahda ise farz namazın vaktini bildirmek için okunan muayyen sözlerdir.

Ezan, hicretin birinci senesinde teşrî edilmiştir. Kur'an-ı Kerim ve Hadisi Nebevî ile sabit olmuştur. Cenab-ı Hak buyuruyor:

وَاِذَا نَادَيْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ

"Namaza çağırdığınız zaman." Mâide : 58

Resûlullah (S.A.V.) buyuruyor:

اِذَا حَضَرَتِ الصَّلَوةُ فَلْيُؤَذِّنْ لَكُمْ اَحَدُكُمْ ثُمَّ لِيَؤُمَّكُمْ اَكْبَرُكُمْ

"Namaz vakti olduğunda biriniz ezan okusun, sonra en büyüğünüz size imamlık etsin." (Buhari-Müslim.)

Abdullah bin Zeyd bin Abdû Rabbihi El-Ensari diyor ki; Halkı namaza davet etmek için çan'ın yapılması emredildikten sonra, rüyada elinde çan bulunan birisi bana geldi. Ben ey Allah'ın kulu bu çan'ı satar mısın? dedim. Çan sahibi, ne yapacaksın dedi.

-Onunla halkı namaza davet edeceğiz.

-Bundan daha iyi bir şey sana göstereyim mi?

-Göster dediğinde, O da:

اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَشْهَدُ اَنْ لَآ اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ اَشْهَدُ اَنْ لَآ اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اللّٰهُ اَكْبَرُ لَآ اِلٰهَ اِلّٰا اللّٰهُ