alış verişin batıl olduğunu bilmesi gerekmektedir. Bu gibi alış veriş yapanlar ya vaz geçmeli veya böyle bir muameleyi caiz gören Malikî mezhebini taklid etmelidir.

j - Satılan malın alıcı ile satıcı tarafından görülmesi. Binaenaleyh bir mal alıcı veya satıcı tarafından görülmemiş ise onun alış verişi sahih değildir. Aynı zamanda onu kiralamak, rehn etmek gibi muamelelere tabi tutmak da sahih değildir. Ancak onu vakfetmek caizdir.

Bir kimse buğdayından bir örnek getirip birisine gösterir ve bir miktar kendisine satarsa şayet nümuneyi de onunla beraber satarsa yapılan akit sahihtir, yoksa akit sahih değildir. Şafii mezhebine göre durum böyledir. Yalnız malum olduğu gibi bu gün usulen satılması istenen buğdaydan az bir şey nümune olarak getirilir ve evde veya ambardaki buğday satılır. Numunenin satışı söz konusu değildir. Bunun için bunu caiz gören Hanefi mezhebini taklit etmek gerekir. Aksi takdirde alış verişin batıl olması gerekir.

Bir kimse şu tarlayı veya şu arsayı sana sattım dese, bina olsun ağaç olsun, içinde sabit olan ne varsa hepsi satılmış olur. Fakat buğday, arpa gibi sabit olmayan ve bir defada toplanan veya biçilen şey içine girmez. Ekilmiş arazinin satılması caiz olup henüz ekini biçilmediği halde kabzedilebilir. Bir arazi satılırsa içinde bulunan taş da onunla beraber satılmaz.

Bir bostan veya bir bağ satılırsa, duvar ve ağaç gibi şeyler de içine girer.

Bir ev satılırsa, normal olarak içinde bulunan kapı, pencere gibi sabit olan eşya da satılmış olur.

Ağaç üzerinde bulunan meyve olgunlaşmış ise, kesme şartı olsun olmasın satışı caizdir. Fakat biçim zamanı gelmeden önce yeşil ekinin satışı sahih değildir. Tarla ile birlikte satılır veya ot olarak satılırsa caizdir.

Arpa ve üzün gibi tane ve meyvesi görülen mahsulü, olgunlaştığı takdirde henüz toplamadan ve biçmeden önce satmakta beis yoktur. Fakat tanesi görülmeyen buğday gibi bir şey olursa, biçilip tasfiye edilmeden önce hiçbir surette satışı caiz değildir.