HACC-I BEDEL

Hac bir kimseye vacib olduğu halde hacca gitmeden ölüm alametlerini görürse, yerine hac yapılması için vasiyet etmesi lâzımdır. Bir kimsenin durumu müsait olduğu halde hacca gitmezse, sonra ihtiyarlık veya müzmin bir hastalık, hacca gitmesine mani olursa hayatta iken yerine bir başkasını hacca göndermesi icabeder.

Bir kimsenin durumu müsaid olduğu halde hacca gitmez ve vefat ederse, vasiyet etsin etmesin yerine bedel gönderilmesi lâzımdır. Zimmetinde bulunan borçları ödenmesi için vasiyet etmese de, ödenmesi lazım olduğu gibi.

İbni Abbas'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Haccül-Veda' senesinde Rahtam kabilesinden bir kadın gelip dedi ki: Ya Resûlüllah, Allah'ın kullarına farz kılındığı hac, ihtiyarlık devresinde pederime yetişti. Deve üzerinde kendini tutacak takatı yoktur. Onun yerine hacca gideyim mi? Resûlü Ekrem (S.A.V.); Evet, dedi."

HACC-I BEDELİN ŞARTLARI

Haccı bedelin şartları sekizdir:

1 - Asilin müsaade vermesi. Asil'in müsaadesini almadan yerine hacca gitmek caiz değildir. Ancak varisin, vefat eden mûrisinden izin almadan hacca gitmesi veya göndermesi caizdir.

2 - Gönderilmesi tasarlanan ve onunla akid yapılan kimsenin bizzat gitmesi lazımdır. Şayet hasta olur veya hapse düşerse, asil veya âmirden izin alamadığından başkasını yerine göndermesi caiz değildir.

3 - Mikatta ihrama girerken kimin yerine gitmiş ise ona niyet getirmesi, hem kalb, hem dil ile niyet getirmesi şart değildir. Sadece kalben niyet getirmesi kâfidir.