Üçüncüsü, Boşayan kimsenin isteğiyle boşaması. Binaenaleyh bir kimseye zor ile hanımı kendisine boşattırılırsa boşanmaz. Zor yapmaktan maksad öldürme, el kesme, işkence yapma, hapse atmak, malını almak ve sürgün etmek gibi şeylerle tehdid yapmaktır. Yalnız tehdid eden kimsenin tehdidini gerçekleştirebilecek bir durumda olması gerekir. Yoksa tehdidin manası yoktur ve geçersizdir. Israr, azarlama, veya tevbih karşısında hanım boşanırsa boşanmış olur.

2 - Talâk için boşamayı ifade eden söz veya yazı gibi bir şeyin meydana gelmesi. Söz, sarih ve kinaye olmak üzere iki kısımdır. Sarih olan kısım boşamadan başka bir manaya gelmeyendir. (Tallaktuki) gibi. Kinaye ise boşama manasında açık olmayıp başka manaya da gelen sözdür. Azıbi (uzaklaş) gibi.

3 - Mutallaka (boşanan kadın) dır. Bunun da şartı boşayan kimsenin zevcesi olmasıdır. Yabancı bir kadını veya üç talâk ile boşadığı kadını boşamanın anlamı yoktur.

4 - Talâkı kasd etmek, bir kimse rüyada veya baygın iken hamına "sen boşsun" dese hanımı boşanmaz.

SÜNNİ VE BİD'İ TALÂK

Sünni ve Bid'i olmak üzere iki çeşit talâk vardır. Sünni talâk, tuhur halinde ve münasebet vaki olmadan evvel vaki olan talâktır. Bid'i talâk ise hayız halinde veya içinde münasebet bulunmuş tuhur halinde vaki olmuş olan talâktır. Bid'i talâk, her ne kadar vâki oluyorsa da haramdır.

Ara vermeden üç talâk ile kadını boşamak caizdir.

Bir kimse, def'aten üç talâk söylerse dört mezhebe göre üç talâk vaki olur. Elhaccâc, İbnu teymiyye, zahiriye ve bazı Şiilere göre üç talâkı def'aten söyleyen kimsenin bir talâkı gider. Belgeleri, Müslimin, İbnu Abbas'tan rivayet ettiği şu hadistir: "Peygamber (S.A.V.) ile Hz. Ebubekir devri boyunca ve Ömer'in hilafetinden iki sene geçinceye kadar üç talâk var idi. Sonra Ömer (R.A) dedi ki: Daha önce aceleye getirilmeyen şeyi halk aceleye getirmeye başladı. Biz de onu kabul