Çocuk ve delinin zekâtını çıkarmak için velinin niyet getirmesi şarttır.

Bir kimse zekâtını vermek için vekil tayin ederse, vekilin niyeti kâfidir. Zekâtını verirken niyet getirmek şart değildir, daha önce niyet getirilirse de kafidir. Fakat dağıtım zamanında niyet getirmek daha efdaldır. İslâm ahkamına göre, bir kimse zekâtını vermekten imtina ederse, İslâm devleti zorla ondan alacaktır. Bunun için zekâtı alan memurun niyeti kâfidir.

Nisab dolmadan evvel ticaretin dışında başka bir malın zekâtını peşin olarak çıkarmak caiz değildir.

Buna göre ekinin habbeleri sertleşmeden, meyve de olgunlaşmadan evvel zekâtlarını çıkarmak caiz değildir. Fakat habbeler sertleştikten ve meyve de olgunlaştıktan sonra peşin olarak verilebilir.

ZEKAT-I MUACCELE

Peşin olarak zekâtının çıkarılması caiz olan şeyler için üç şartın tahakkuku lâzımdır:

l) Mal sahibinin sene sonuna kadar vücub ehli olması. Zekâtını peşin olarak çıkardıktan sonra vefat ederse çıkardığı zekât, zekât sayılmaz. Mal, hububat veya meyve ise, varislerinin yeniden çıkarması icab eder. Para veya hayvan veya ticaret eşyası ise, zaten el değiştiği ve havelanı-havl olmadığı için bir şey icab etmez.

2) Zekâtı çıkarılmış malın sene sonuna kadar kalması. Sene sonu gelmeden evvel telef olursa veya satarsa, zekât olarak çıkardığı şey zekât değildir.

3) Zekâtı alan kimsenin sene sonunda zekâta müstahak olması. Sene dolmadan evvel vefat eder veya riddet ederse zekât olarak aldığı şey zekât sayılmaz. Ancak bir kimse zekât aldığından veya ticaret yaptığından sene sonunda zengin olursa beis yoktur.

Zekât-ı muaccele, zekât olarak sayılmazsa, verdiği zaman