Bir necaset, katı pekmez veya yağ gibi bir şeye düşerse, düştüğü yer ile etrafı alınır, geri kalanı tahirdir. Alım satımı câizdir.

Eşya, aslında tahir olduğundan, müteneccis olmuş diye zannedilse katiyet kesbetmeyince müteneccis sayılmaz. Bunun için necasetten sakınamayan içkici, deli, kasap ve çocuk gibi kimselerin elbiselerini giyerek namaz kılmak câizdir.

İbn-i Hacer "Fetave El-Kübra" isimli kitabında diyor ki: "Avrupadan gelen yağ, peynir ve et, her ne kadar onlar temizliğe riayet etmiyor ve hayvanları kesmeyip boğuyorlar diye söyleniyorsa da, müteneccis olduğunu veya hayvanın boğulduğunu gözümüzle görmedikten sonra tahir sayılır. Yenmelerinde bir beis yoktur."

Zehirli hayvanların zehiri necistir. Gözle görünse onu yıkamak lâzımdır.

Müteneccis olan bir şeyin temizlenmesi istenildiğinde şayet su çok ise deniz, nehir ve havzı kebir gibi bir yerde yıkanmasında sakınca yoktur. Yoksa su az ise onu müteneccis olan şeyin üzerine döküp yıkamak lâzımdır.



NECİS OLAN BİR ŞEYLE TEDAVİ

Hastalığa karşı tedbir almak ve tedavi olmak sünnettir. Ancak kullanılacak ilâcın temiz olmasına dikkat etmek lâzımdır. Tahir bir ilâç bulunduğu halde necis veya müteneccis bir ilâcı kullanmak haramdır. Fakat tahir bir ilâç bulunmazsa gerektiği takdirde necis veya müteneccisi kullanmakta beis yoktur. Tedavi için yapılan ilaca (maslahata binaen müteneccis bir şey katmakta beis yoktur. Binaenaleyh, çeşitli hastalıklara yarayan ve içinde alkol bulunan şurubu (başka bir ilacın bulunmaması şartıyla) içmekte beis yoktur.

Bir kimse köpek etini yer, sonra yediği şey mutad yoldan çıkarsa, ağzını, birisi toprakla beraber olmak üzere yedi kere su ile yıkamalıdır. Fakat dübür ve kubûlünü normal olarak yıkamak veya taş ile istinca etmek kâfidir. Çünkü yediği şey hazm edilip değişmiştir.