Bir kimse emanet olarak birisinden bir kitap alıp, kitapta matbaa veya hat hatası bulursa, müirin izni olmadan kitabı tashih edemez.

Bir kimse birisine bir miktar para verip şu dükkanda otur ve kendine ticaret yap, derse para hibe sayılır, dükkanda emanettir.

İKRAR

İkrar, lügatta isbatlamaktır. Istılahta ise ikrarda bulunan kimsenin, zimmetinde başkasının hakkı bulunduğunu itiraf etmesidir.

Ancak, baliğ ve aklı başında olan kimsenin ikrarı muteberdir. Deli ile çocuğun itirafı nazarı itibare alınmaz. Bir kimse, ihtilam ile baliğ olduğunu iddia ederse, yaşı müsaid olduğu takdirde yemin etmeden sözü kabul edilir; ikrarı da sahihtir.

Ölüm döşeğinde bulunan kimse, varis olsun olmasın her hangi bir kimsenin hakkı zimmetinde bulunduğunu itiraf ederse, kabul edilir. Henüz sıhhatta iken birisinin, ölüm döşeğinde iken de başka birisinin hakkını itiraf ederse ikisinin arasında fark gözetilmez ve birincisi öne alınmaz.

Bir kimse; "Falan adamın bende bir şeyi vardır." derse, sonra o şey nedir, diye sorulduğu halde onu beyan etmezse beyan edinceye kadar hapsedilir.

Bir kimse; "Falan adamın bende veya yanımda bin lirası vardır." derse, sonra o emaneti, kendisine verdim veya telef oldu diye iddia ederse sözü kabul edilir.

Bir kimse; "Ben çocuk iken falan adamın şu kadar malını çaldım veya itlaf ettim", şeklinde itiraf ederse, itiraf ettiği mikdarı kendisine vermesi gerekir.

Bir kimse ölmüş bir zat için bir şey itiraf ederse itirafı makbuldür. Bunun için itiraf ettiği mikdarı varislerine vermesi gerekir.

Bir kimse ölüm döşeğinde iken varislerinden birisine şu şeyi hibe edip teslim ettiğini itiraf ederse ikrarı muteberdir.