olup olmadığını bilmeden kasreden kimsenin namazı oyuna getirdiğinden, namazı bozulur.

Yolculuk beş şeyle sona erer:

1- Yolda veya gitmek istediği yerde giriş ve çıkış günleri hariç, dört günden fazla kalmak için azmetmek.

2- Dört günde bitmeyecek (ilim öğrenmek gibi) bir işin çıkması.

3- Yolun ortasında memleketine dönmek için azmetmek veya tereddüde düşmek.

4- Yolda işi görüldüğünde, geriye dönmek için niyet etmek.

5- Memleketine varmak.

CEM'İ TAKDİM VE TE'HİR

Uzun bir yolculuk yapan kimse, dört rek'atlı olan namazı kısaltabildiği gibi, öğle namazını ikindiye, akşam namazını da yatsıya tehir edebilir. Veya ikindiyi öğleye, yatsıyı akşama getirebilir. Birincisi "cem'i tehir", ikincisi "cem'i takdim" dir. "Peygamber (S.V.) Tebük gazasında cem'i tehir yaptı. Öğle ile ikindi namazlarını birlikte kıldı. Sonra çıktı akşam ile yatsı namazlarını birlikte kıldı." (Buhari, Müslim)

Birinci namazın, yani öğle veya akşam namazının vaktinde yürüyüş halinde ise öğle namazını ikindiye ve akşam namazını yatsıya tehir etmek, istirahat halinde ise ikindi namazını öğle vaktine ve yatsı namazını akşam vaktine almak daha efdaldir. Yalnız, Arafat'ta öğle ile ikindi namazlarını cem'i takdim olarak, Müzdelifede de akşam ile yatsı namazlarını cem'i tehir olarak kılmak daha efdaldır.

Bir kimse, cem'i takdim veya cem'i tehir olarak namazını kıldığı takdirde, namazını cemaatla veya avreti örtülü olarak kılabilecektir. Aksi takdirde münferiden veya elbise bulunmadığından