DİN

Din, insana yaratılışdaki gayeye ulaşabilmesi için, takip etmesi gereken yolu gösteren ilâhi bir nizâmdır. İnsanlar tarafından teşrî edilen kanun ve nizamlar din olmadığı gibi, tahrif'e uğramış ilâhî dinler de din olmaktan çıkar. Binaenâleyh mutlak olarak din" kelimesi söylendiği zaman, ondan murat, hak dindir. Bâtıl ve muharref din, ancak mukayyed olarak zikredilir.

Allah Teâla tarafından gelen bütün dinlerin menşei bir olup hepsi de insanları Allah'a iman etmeye ve O'na kulluk yapmaya davet etmişlerdir. Bu hususta zaman, mekân ve âdetlerin tesiri olmamış ve olmaması da lâzımdır. Bütün ilâhî dâvetçiler bunda ittifak halindedirler. Fakat zaman, mekân ve âdetler, ibâdet ve muâmelâtta tesirli olduğundan her ümmetin ayrı ayrı ibâdet ve muâmelâtı olmuştur.

İSLÂM

İslâm, semavî olan bütün dinlerin adı olup, "din" kelimesinin manâsını ifade eder. Zannedildiği gibi, yalnız Hz. Muhammed (S.A.V.) e gelen dinin has ismi değildir. Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim' de, Nuh Aleyhisselâm'ın dilinden şöyle buyuruyor:

وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

"Müslümanlardan olmakla emrolundum."

(Yunus : 72).

İbrahim ile İsmail (A.S.)'e atfen de şöyle buyuruyor:

رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ