kimsenin rehin akdini yapması caiz değildir, fasittir. Akil ve baliğ olmayan kimse için velisi tarafından akid yapılır.

Bir velinin vesayeti altındaki çocuğun malını rehin edebilmesi için çocuk için maslahatın bulunması ve ihtiyata riayet edilmesi gerekmektedir. Buna birkaç misal verelim;

a) Çocuk için iki yüz bin lira değerindeki bir şeyi yüz bin lira vâde ile satın almak ve yüz bin lira değerindeki bir şeyi de onun karşılığında malından rehin etmek gibi.

b) Çocuğun, malının telef olacağından korkarak vâde ile kendisine bir gayrı menkul satın almak ve malını ona mukabil rehin etmek gibi.

c) Nafaka gibi zaruri ihtiyacını karşılamak için bir şeyler satın alıp ve malından bir şey rehin etmek gibi.

Çocuğun malını vâde ile satabilmek için birkaç şart vardır.

1 - Vâdeli satış parasının, peşin parasından daha fazla olması.

2 - Parası vâde ile satılan emsalinin parasından az olmaması.

3 - Müşterinin zengin ve güvenilir bir kimse olması.

4 - Vâde süresi örfen çok uzun sayılmaması.

5 - İşi sağlama bağlamak için müşteriden rehin almak.

6 - Bu muamele için şahit tutmak.

Veli olan kimsenin çocuğun malındaki tasarrufu maslahata bağlı olduğundan hiçbir surette onun malını başkasına ödünç veremez, kendisi de malından ödünç alamaz. Ancak zaman tehlikeli olup malının çalınması veya gasp edilmesi kuvvetle muhtemel olduğu takdirde korumak için onu ödünç alabilir, başkasına da verebilir.

Merhûn'un, ayn (Gözle görülebilen ve elle tutulabilen şeydir) olması şarttır. Borç, ayn olmadığından, her hangi kimseden alacağı olursa, alacağını almadan onu rehn etmek caiz değildir. Ortak malı satmak caiz olduğu gibi ortak ortağından izin almadan onu rehn etmek de caizdir.