Kâbenin diğer köşelerini ise ne öpmek ve ne de istilâm etmek caiz değildir. Hacerül Esved'i istilâm edip öpmenin ve rüknü yemaniyi istilam etmenin sünnet olmasının himeti şudur: Hacerül-Esved'in kâbenin içinde bulunması ve İbrahim Halil'in attığı temelin üzerine konulması. Rüknü Yemaninin ise bir tek fazileti vardır. O da İbrahim Halil'in temeli üzerine konulmasıdır. Diğer köşelerin ise böyle bir faziletleri yoktur.

7 - Tavaf Kâbe'ye yakın olmalıdır. Ancak Kâbe yakın olduğu takdirde Remil yapmak mümkün olmayacaksa, uzak kalmak daha evlâdır. Fakat tavaf edenler içerisinde erkekler bulunursa kadınların Kâbeden uzak kalmaları sünnettir.

8 - Tavafın şartları, ardarda yerine getirmektir.

9 - Hacerül Esved'in istilâmı anında ve tavafın ibtidasında, "Rabbena âtina fiddünya haseneten ve filâhireti haseneten vekina azabennâr." duasını okumak.

10 - Tavafda huşu ve edebe riayet etmek...

KA'BEYİ TA'ZİM

Hacerü'l-Esved, bir taş olmasına rağmen kendisine gösterilen saygıyı şu şekilde özetleyebiliriz:

İbrâhim (A.S.) Kâ'beyi inşâ etmek için Mekke'de bulunduğu sırada Ebû-Kubeys adındaki dağa gidince orada Hacerü'l-Esved'i gördü. Çok hoşuna gittiği için onu alıp Kâ'be'nin duvarına yerleştirdi. Ve bu sebeple İbrâhim al-Halîl'den kalan en büyük yâdigârlardan biri oldu. Bunun için İslâmiyet de ona büyük bir kudsiyet verdi, Allah'ın sağ eli olarak kabul edildi. Peygamber (S.A.V.) Hacerü'l-Esved, Allah'ın sağ elidir buyurdu. Yâni bir kimse Allah'a bi'at etmek isterse elini Hacerü'l-Esved'e dokunmak suretiyle bi'at eder. Peygamber (S.A.V.) onu öptüğü için biz de onu öpüyoruz. Yoksa onun hiçbir te'siri yoktur. Hz. Ömer (R.A.) buyuruyor ki: "Allah'a yemin ederim ki, ey taş senin hiçbir fayda veya zarar vermiyeceğini biliyorum. Resûlüllah'ın seni öptüğünü görmeseydim seni öpmezdim." Tavaf ederken her şavt'ın başında izdiham olursa eziyete