vacibdir. Yalnız dört kişi bundan muafdırlar; başkasının mülkünde olan köle, kadın, çocuk ve hasta."

Cuma namazı, mâlum olduğu gibi iki rek'attır. Cuma namazı, vakit namazı gibi her mükellefe vacib değildir. Ancak baliğ, akil, erkek, hürr, mukim ve sıhhatlı olana vacibdir. Çocuk, deli, kadın, hunsa, köle, esir, yolcu ve hasta olan kimselere vacib değildir. Fakat Cuma namazına gidip namaz kılarlarsa namazları sahih olup artık öğle namazını kılmakla mükellef değildirler ve gittikleri halde kılmayabilirler. Yalnız hasta olan kimse, cuma namazına gitmiş ve namaz vakti girmişse cuma namazını kılmaya mecburdur.

Namazın kılınacağı yere gitmiş ve orada namaz kıldığı takdirde hastalığı artmıyacaksa namaz kılmadan ordan ayrılması caiz değildir. Ama yaşlı ve kötürüm olan kimseleri götürecek kimse varsa, kendileri için fazla sıkıntı olmadığı takdirde onlara da vacip olur. Bulaşıcı bir hastalığa mübtela veya başkasına zarar verecek fıtri veya arızî bir kokusu olan kimsenin cuma namazına gitmesi caiz değildir. Aynı zamanda başka cemaate de gidemez. Giderse men'edilmesi gerekir. Bunun için cuma günü namaz vaktine kadar kokusu gitmeyeceği takdirde soğan ile sarımsak yemek haramdır.

CUMA NAMAZININ SIHHAT ŞARTLARI :

Cuma namazının sıhhat şartları altıdır:

1- Öğle vaktinde eda edilmesi. Vakit dar olup cuma namazıyla, ondan önce okunması gereken iki hutbeye kâfi gelmezse, öğle namazı farz olur. Cuma namazına başlansa sahih değildir.

Zaman, cuma namazına ve ondan önceki hutbelere kâfi gelecek zanniyle iki hutbe okunup namaza başlanır ve namazda iken öğle vakti çıkarsa, öğle namazı olarak tamamlanması gerekir.

Bir mesbuk cuma namazının bir rek'atına yetişir, ikinci rek'atta iken vakit çıkarsa yine öğle namazı olarak tamamlanması lâzımdır.