"Namazı olmayan kimsenin İslâmda payı yoktur."

Şunu bilmemiz lazımdır ki, Namaz kılmaktan maksat kalbin, Allah'ın azamet ve yüceliğini bilip, onu her zaman hatırlamak. Ve dolayısıyla verdiği emir ve nehiylerin yanında durmaktır. Kur'an-ı Kerim buna işaret edip buyuruyor:

اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَآءِ وَالْمُنْكَرِ

"Şüphesiz namaz, fuhuş ve münkeri önler." Ankebut: 45

Gaflet ile kılınan namaz, sahibine fayda vermediği gibi Allah'ü Azimüşşan da onu kabul etmez.

Namazla mükellef olmayan kimse namaz kılmakla emir olunmaz. Ancak çocuk yedi yaşına gelince, namaza emr olunacak, on yaşına gelince devam etmezse hafifçe dövülecektir.

Namaz başlıca iki çeşittir:

A- Cenaze namazı gibi rükû ve sûcudu olmayan namaz.

B- Rükû, sûcud ve kıraatı olan namazdır. Farz ve nafile namazlar bunun şümûlüne girerler.

NAMAZIN ŞART, RÜKÜN, SÜNNET, MEKRÛH VE HARAMLARI VARDIR.

Şart, Vücub ve sıhhat şartları olmak üzere iki kısımdır.

Vücubun şartları altıdır:

a- Peygamber (S.V.)'in davetini duymuş olmak,

b- İslâm olmak,

c- Baliğ olmak,

d- Akıllı olmak,

e- Hayız ve nifastan pak olmak,

f- Azaları selâmette olmak.

Sıhhatın şartları ise beştir:

a- Hades (cenabet, hayız, nifas ve abdestsizlik) ten pâk olmak,

b- Vücut, elbise ve namaz kılınan yerin temiz olması,