Cenaze, kadın cenazesi ise onu örtmek sünnettir. Cenaze merasiminde yüksek sesle konuşmak, zikir yapmak, Kur'an okumak ve ateş bulundurmak mekruhdur. Ancak hava çok soğuk veya karanlık olursa ateş yakmakta veya lüküs gibi bir şey bulundurmakta beis yoktur.

3) CENAZE NAMAZINI KILMAK

Cenaze namazı, hicretin birinci senesinde Medine-i Münevvere'de farz kılındı. Hz. Hatice (R.A.) hicretten evvel vefat ettiğinden, cenaze namazı kılınmamıştı.

Cenaze namazı, ümmeti Muhammediyeye mahsustur. Müslüman olmayan kimsenin cenaze namazı kılınmaz. Zamanımızda İslâmın ya tümünü veyahut bir kısmını inkâr eden, hatta İslâmiyetle mücadele eden birçok kimse vardır ki anne, babaları ve çevreleri müslüman olduğundan usulen cenaze namazlarının kılınması için camiye getiriliyor. Ama böyle kimselerin cenaze namazları kılınamaz.

CENAZE NAMAZININ RÜKÜNLERİ

Cenaze namazının yedi rüknü vardır:

a) Niyet getirmek. Niyet getirirken ölünün ismini söylemek gerekmez. Cenazeye işaret etmeden ismini söyler ve hataya düşerse, namazı sahih değildir. Birkaç cenaze bir araya gelirse hepsi için bir niyet kâfidir. b) Her farzda olduğu gibi namaz kılanın gücü yeterse, ayakta namaz kılmak.

c) Dört tekbir almak. Yalnız dört tekbirden fazla getirirse namazı fesada gitmez. Zeyd bin Erkam, Resûlüllah (S.V.)'in bir cenaze namazını kıldırırken fazla bir tekbir aldığını rivayet etmektedir.

İmam fazla bir tekbir aldığı takdirde me'mümun üç fazla tekbir alması sünnet değildir. O halde isterse hemen ayrılıp selâm verir, isterse imamı bekler.