Her hangi bir hayvanı (ehli olsun vahşi olsun) ateşli bir silah ile öldürmek, caiz değildir, eti haramdır. Ama bu gün maalesef her yerde avcılar av tüfeğiyle öldürdükleri hayvanların etlerini yemektedirler.

Dördüncü rükün: Boğazlamaktır.

Şer'an boğazlama, kesici bir alet ile hayat-ı müstakirre sahibi ve ele geçmesi kolay olan bir hayvanın, nefes ve yemek borularını kesmek sûretiyle hayatına son vermektir.

Boğazlamanın muteber olabilmesi için yedi şart vardır:

1 - Boğazlamayı kast etmek, Binaenaleyh, bir hayvan gelip bir bıçağa çarpılıp kesilirse boğazlama sayılmaz.

2 - Kesmek, bir kuşun başını koparmak caiz olmayıp boğazlama sayılmaz.

3 - Nefes ve yemek borularının her ikisini kesmek. Yalnız birisini kesmekle veya bu borulardan başka bir şey kesmekle yetinirse boğazlama sayılmadığından haramdır.

4 - Yardımcısız olmak.

5 - Ele geçmesi kolay olmayıp vahşi veya vahşileşmiş olan bir hayvanı bilinen tarzda boğazlamak icab etmez. Ateşli bir alet hariç, her hangi bir alet ile öldürülse eti mübah olur.

6 - Boğazlama aletinin kemik, tırnak gibi bir şey olmaması.

7 - Hayvanda hayat-ı müstakirrenin bulunması. Binaenaleyh, bir kurt bir hayvanı yaralar veya bir hayvan yüksek bir yerden düşer ve hareketsiz bir hale gelir, sonra kesilirse eti mübah olmaz. Fakat bir iki güne kadar ölmeyeceği biliniyorsa kesildiği taktirde eti mübah olur.

Hayat-ı müstakirrenin iki alameti vardır: Biri hayvanın kuvvetli hareket etmesi, diğeri kanının fışkırarak akmasıdır. Mutemede göre tek kuvvetli hereketin bulunması da kâfidir. Yalnız bir hayvan hasta olur, hastalık neticesinde hareketsiz bir hale gelirse onu kesmek caizdir.

Öldürücü bir bitki yiyip ölüm derecesine gelen hayvan kesilirse