Amelleriniz bana gösterilir. Hayırlı olan için Allah'a hamdeder, gördüğüm kötülük içinse istiğfar ederim."

3- Kıyamet günündeki şefâatı. Resûlullah (S.A.V.) buyuruyor: "Şefâatım büyük günah işliyenler içindir."

Peygamberler âsiler için şefâat edecekleri gibi, salih kimseler de şefâat edeceklerdir.



F - KADER'E İMAN

Kader'e İman, iman silsilesinin son halkası olduğundan her mü'minin kader'e iman etmesi lazımdır. Kâinatı ve kâinatta cereyan eden bütün hâdiseleri yaratan Allahu Azimüşşan'dır. Onun kudret ve iradesi dışında hiçbir hadise olamaz: Yaratılmış olan her şey ölçüsüz olmayıp bir "KADER" programına dayanır. İmam Nevevî Kader'i şöyle tarif ediyor:

"- Olacak şeyleri, muayyen zaman ve mekânlarda vücud bulacağı vasıflar üzerine takdir etmesidir. Kaza ise, takdir edilen eşyayı, zaman, mekân ve vasıflar üzerine icad etmesidir. Binaenaleyh, kader, ilim sıfatının şubesi olduğu gibi kaza da, kudret sıfatının şubesidir."

Cenab-ı Hak'ın, insanların ne yapacaklarını bilip takdir etmesi, onların ihtiyarlarını selb etmez. Çünkü bir insan, bir şeyi yapmak isterse, ihtiyarını o işe sarfeder. Allah Teâlâ da onu dilerse halk eder. Yani o insan, ihtiyarını o işe verdiği için kâsib, Allah Teâlâ da onu halk ettiği için Halık olur. Bunun için, şu günahı işledim, ne yapayım, kader böyle imiş deyip, iş ve davranışında kendisini mecbur imiş gibi göstermek doğru değildir. İhtiyarını o işe sarf etmeseydi Allah da onu halk etmezdi.