Henüz başakta olan bir buğdayın, tasfiye edilmiş bir buğday ile satılıp değiştirilmesi caiz olmadığı gibi hurma ağacı üzerinde bulunan yaş hurmanın kuru hurma ile ve teyk üzerinde bulunan yaş üzümün kuru üzüm ile değiştirilmesi de caiz değildir. Ancak değiştirilen hurma ve üzüm beş vesk (bin kola civarında)'ten aşağı olursa müsaade edilmiştir. Fukaha buna a'râya diyorlar.

ALICI İLE SATICININ İHTİLAFI

Alıcı ile satıcı, akdin sıhhatı hususunda ittifak ettikleri halde keyfiyeti hususunda aralarında anlaşmazlık çıksa (mesela birisi semen bin, diğeri sekiz yüzdür der) ve şahitleri olmazsa her biri, arkadışının sözünü nefy edip kendi sözünü isbat etmek suretiyle yemin edecektir. Önce satıcı yemine başlar; yeminden sonra uyuşma olmazsa birisi veya her ikisi "akdi fesh ettik" diyecek, sonra müşteri satılık şeyi geri çevirecektir. Şayet vakf etmiş veya satmış veya ölmüşse onda tasarruf ettiği gündeki bedeli ne ise tesbit edilip mal sahibi olan malike verilecektir.

Bir kimse birisine dese ki; "Şunu bu kadara sana sattım" o da kendisine: "Hayır bana satmadın hediye olarak verdin" şeklinde cevap verirse, her biri ötekinin iddia ettiği şeyi red ederek yemin edecektir. Her iki taraf yemin ettikten sonra hediye iddiasında bulunan kimsenin sözü red edilip müddebih istirdad edilecektir.

Yine birisi diğerine; "Ben şunu sana sattım" diyor. O da "hayır sen rehin (ipotek) olarak bana verdin" diyor, yukarda dediğimiz gibi her birisi diğerinin sözünü red edip yemin edecek. Teslim edilen para da iade edilip karşılığında verilen nesne de geri çevrilecektir.

Bir kimse yapılan alış verişi bozacak bir vasfın varlığı hususunda ihtilaf ederse, yani birisi akdin sıhhatini ihlâl eden bir şeyi iddia ediyor, diğeri ise inkar ederek akdın sahih olduğunu söylüyor. İddiayı isbat eden beyyine, yani şahidler olmadığı takdirde söz; akdin sahih olduğunu iddia eden kimsenin sözüdür.