Bir yolcunun yanında su bulunursa ama bir insanın veya bir hayvanın o suya ihtiyacı varsa, bedava veya bedel mukabilinde onu kendisine vermeli ve teyemmüm almalıdır.

Hac ve umreden dönen kimsede teberrük için getirdiği zemzem suyu varken başka su bulamadığından teyemmüm etmesi caiz değildir, mutlaka yanında bulunan zemzem suyunu kullanmaya mecburdur.

Bir kuyudan su çekmek için kalabalık bir topluluk kuyruğa girmiş ve sıra ancak vaktin sonuna doğru gelecekse o takdirde teyemmüm etmek caizdir. Fakat bir cemaat dar bir yerde bulunur. Ayakta namaz kılabilmek için sıra ancak vaktin sonuna doğru gelebilirse ayakta namaz kılabilmek için sıra beklemek icap eder.

İçmek için tahsis edilmiş sudan başka su bulamayan kimse, sebil suyu ile abdest alması caiz olmadığından teyemmüm etmek mecburiyetindedir. Şayet onunla abdest alıp namaz kılarsa farz sakit olmakla beraber günahkâr olur.

Bir kimse, su değil kar bulur, fakat onu eritecek bir şey bulamazsa o kar yok gibidir. Teyemmüm alıp namazını kılar.

Bir kimse, hapse girer ve orada abdest almak için su bmulamadığı gibi teyemmüm almak için toprak da bulamazsa, mütemede göre yine namaz kılmakla mükelleftir. Ve abdestsiz olduğu halde namazını kılar, fakat bilahare onu iade eder.

TEYEMMÜMÜN SÜNNETLERİ

Teyemmümün sünnetleri şunlardır:

1- Abdest ve gusülde olduğu gibi, teyemmümün başlangıcında besmele çekmek. Yalnız cünüb, hayız ve nifaslı olan kimse besmele çekerken Kur'an-ı Kerim'den bir âyet olarak değil de zikir niyetiyle besmele çekmelidir.

2- Önce sağı, sonra solu mesh etmek,

3- Yüzün üst tarafından ve ellerin parmaklarından başlamak,