"Benim ümmetim üzerinden yanılma, unutma ve zor kullanmak sûretiyle yaptırılan şeyin günahı kaldırılmıştır."

d) Nezr edilen şeyde tasarruf sahibi olmak. Malı hacz edilmiş olan kimsenin malının bir kısmını veya hepsini nezret-mesi caiz değildir.

2 - Sığadır. Nezirde sadece niyet kâfi gelmez.

Nezrin sahih olabilmesi için vacip olmayan hayırlı bir işin iltizamını ihsas eden bir lafzın bulunması şarttır.

Nezir iki kısımdır. Birisi Nezr El-Lecac'dır, ki nezr eden kimsenin kendini bir şeyden menetmesi (Zeyd ile konuşsam üç gün oruç tutmak benim üzerime nezr olsun, demek gibi) veya bir şeyi yapmak için nefsini teşvik etmek, "Hacca gitmesem Allah için bir ay oruç tutmak üzerime and olsun" demek gibi, veya bir haberi tekid etmek için "dediğim söz doğru olmazsa on gün oruç tutmak nezrim olsun" demek gibi yapılan nezirdir. Nezr el-Lecacta bulunan kimse racih kavle göre muhayyerdir. İsterse yeminin kefaretini versin isterse iltizam ettiği şeyi yapsın.

Diğeri nezr El-Teberrür'dür. Bu da iki kısımdır:

Birincisi: Bir nimetin husule gelmesi veya bir belanın def'î gibi bir şarta bağlanan nezirdir. "Oğlum şu yolculuktan gelirse, beş gün oruç tutmak benim üzerime nezr olsun" gibi. Bu kısımda şart hasıl olursa nezrin icabını yerine getirmek lazımdır.

İkincisi: Hiçbir şarta bağlı olmayan nezirdir. "Allah için üç gün oruç tutmak benim üzerime and olsun" gibi.

3 - Menzûr (nezr edilen şey) dir. Bunun da üç şartı vardır:

Birincisi: Dinen vacip olmaması. Çünkü dinen vacip olan şeyi (öğle namazı gibi) nezr etmek manasızdır. Çünkü Şari onun yapılmasını emretmiştir. Nezir yeni bir şey getirmemiştir.

İkincisi: Haram olmamasıdır. Bir kimse haram bir şey (içki içmek gibi) nezr ederse, nezri fasittir. Resûlullah (S.V.) buyuruyor: "Masiyette nezir yoktur."

Üçüncüsü: Mübah olmasıdır. Yemek ve yememek gibi mübah bir şey nezreden kimseye hiçbir şey icab etmez. Ancak muhalefet ettiği takdirde kefareti yemin terettüb eder.