Yukarıda zikredilen rükünlerden birisi terkedilirse, hac sahih sayılmaz. Vakfe ile tavafın farziyeti, Kur'an-ı Kerim ile sabit olmuştur. Şimdi bunları teker teker açıklıyacağız.

İHRAMLA İLGİLİ BİR KAÇ MESELE

İhramla ilgili kısaca üç hususa temas edeceğiz.

A) Bazı kimseler niyet ve telbiye getirip ihrama girerler, fakat ne hac ve ne de Umreyi tayin etmezler. Böyle bir ihram her ne kadar sahih ise de bilahere tayin edilmesi lâzımdır. Tayin etmeden tavaf ederse, ne Hac ne de Umre sayılır.

B) İhrama giren kimse, başkasına uyarak neye niyet etmiş ise ben de onun gibiyim dese, yukarıdaki gibi ihramı yine muteberdir, fakat tayin etmesi lazımdır.

C) Birisi ihrama niyet ettiğinde hastalık gibi bir mani çıkar, bulunduğum yerde ihramdan çıkarım, diye şart koşarsa, böyle bir şey olduğu takdirde ihramdan çıkması caiz olur ve çıktığı takdirde kurban kesmeğe de mecbur değildir.

İHRAMIN ZAMANI VE MEKÂNI

Hac için ihramın zamanı, biraz önce açıkladığımız gibi Şevval, Zilkade ve Zilhiccenin ilk on günleridir.

Mekân ise cihetlere göre değişir.

Medine halkı için Zülhüleyfe, (Ebyar-ı Ali) Şam ve havalisi için Cuhfe, Necit için Karnilmenazil, Yemen ve havalisi Yelemlem'dir.

Mekke ile mikat arasında ikamet eden kimse için, bulunduğu yer kendisi için mikattır. Malum olduğu gibi şimdi kara yoluyla hacca giden kimseler, çoğu Medine'den geçtikleri için Medineliler gibi Zül'huleyfede ihrama girerler.

Bu yerlerden birisine uğramayan olursa, her hangi bir mikata paralel olan yer, mikat sayılır.