MESHİN FARZI

Meshin farzı birdir. Mestin üstünden bir kısmını (abdest-de başın meshinde olduğu gibi az da olsa) meshetmektir. Yalnız alt ile kenarını mesh etmek kâfi gelmez. Fakat üstü ile beraber altını da mesh etmek sünnettir.

Meshin en iyi şekli şöyledir: Her iki eli ıslattıktan sonra parmakları açık tutarak sağ eli, üstten ayak parmaklarının üzerine koyup ayak bileğine doğru ve onunla birlikte de sol eli alttan topuk üzerine koyarak parmaklara doğru çekip mesh etmektir. Sonra, sol ayağı da böyle yapmaktır. Meshi tekrar etmek mekruh olduğu gibi mesti yıkamakta mekruhtur.

MESHİN MÜDDETİ

Meshin müddeti, mukîm için bir gün bir gecedir. Misafir için, (Seferi mazeret almazsa) üç gün üç gecedir. Mukimden maksat, hazarda olan veya on altı fersahlık mesafeden yoluculuğu az olan kimsedir. Misafir ise, en az on altı fersahlık bir mesafeyi katetmek için yola çıkan kimsedir. On altı fersah takriben yüz kırkdört kilometredir.

Müddetin başlangıcı, mest giyildikten sonra abdesti bozulduğu andan itibaren başlar. Şayet mukim iken mestini mesh eder sonra sefere çıkar veya seferde iken mesheder sonra mukim olursa yalnız bir gün bir gece meshedebilir. Misafir, meşru olmayan (hırsızlık gibi) bir şey için yola çıkarsa yine bir gün bir gece mesh eder.

Deri, keçe ve katlanmış bezin arasında fark yoktur. Hepsi de mest için elverişlidirler. Ancak içine suyun girmesine mani olmayan çorap ve sağa sola gitmeye dayanamayan ince deri üzerine mesh olamaz.

İmamı Nevevî, "Mecmu" adlı kitabında şöyle diyor: Sahih kavle göre çorap sık olup alt tarafı deri olur ve onunla yürümek