dört rekatlı namazda üç rek'at mı, dört rek'at mı kıldığında şüphe ederse birinci meselede farzı yapmadığını ikinci meselede de üç rek'at kıldığını -yani azını- kabul edecektir. Böyle bir meselede başkasının sözüne göre de hareket edemez. Hatta imam dördüncü rek'ate kıyam ettiğini tahmin eder, cemaat de beşinci rek'ate kalktığnı zan eder ve bunun için onu ikaz etseler, fakat kendisi hatırlamazsa onların sözüne göre hareket edemez. Ama onlar da kendisine tabi olamazlar, müfarakat niyetini getirmeleri gerekir.

Bir kimse unutarak beşinci rek'ate kalkarsa şayet dördüncü rek'atte teşehhüdü okumadan evvel kalkarsa ve beşinci rekatte teşehhüd okumadan önce durumu hatırlarsa hemen teşehhüde dönüp oturur. Beşinci rek'atte teşehhüdü okuduktan sonra durumu hatırlasa yapılacak bir şey yoktur. Yalnız secde'i sehv getirir.



SECDE'İ TİLÂVET VE ŞÜKÜR

Kur'an-ı Kerimi okuyan, dinleyen ve işiten kimse için ondört ayet'in tilâveti anında secde'i tilâvet yapmak sünnettir. Okuyanın secde'i tilâvet yapmasıyla, dinleyici ve işiten için de sünneti müekkede olur. İbni Ömer'den şöyle rivayet edilmiştir: Resûlüllah (S.V.) Kur'an-ı Kerimi okurdu. Biz de onunla birlikte secdeye giderdik, öyle ki bazılarımız alnı için secde yerini bulamazdı.

Yalnız sarhoş ve cünüb, hayız ve nifas halinde bulunan kimselerin tilâvetleri için secde'i tilâvet yapmak sünnet değildir.

Secde âyetleri şu sûrelerdedir: A'raf, Ra'd, Nahl, İsra, Meryem, Hac, (hem başında hem sonunda iki secde âyeti vardır.) Furkan, Neml, Secde, Fussilet, En-Necm, El-İnşikak ve El-Alak'dır. Saad suresindeki secde ise tilâvet için değil, şükür içindir. Namaz haricinde tilâvet edildiği zaman secde etmek sünnet olur. Namazda tilâvet edildiği zaman secde etmek caiz değildir. Namazı ifsad eder. Ancak unutarak veya secde-i tilâvet olduğuna kanaat getirerek secde eden kimsenin namazı fesada gitmez.