5 - Yaranın öldürücü olması, avın aldığı yara hafif olursa ele geçirilince kesilmesi gerekir.

6 - Köpek veya doğan gibi bir hayvan ile avcılık yapılırsa öğretilmiş olması. Yani avcı, "git" dediği zaman gider, "gitme" dediği zaman gitmez, avı yakaladığı zaman onu ne yer, ne de bırakır. Ayrıca bu durumun tekerrür etmesi gerekir. Bu şartlar dahilinde av ölse de helâldir. Yok eğer köpek ve doğan öğretilmemiş ise, yakaladığı avı öldürürse helâl olmaz. Ancak hayatta iken avcı köpek veya doğanın elinden alır keserse, mübah olur.

Köpek veya doğan gibi bir hayvanın öğretilmiş olduğu sanılır, sonra bir avı yakalar ve yerse haram olur.

Köpek ile avcılık yapan kimsenin, köpeğin ağzının değdiği yeri, bir sefer toprak ile olmak üzere yedi defa yıkamak icab eder.

Öğretilmiş köpek, bir avı yakalayarak üstüne çöker öldürürse mübah olur.

7 - Bir alet ile avcılık yapıldığı takdirde, ok, hançer gibi kesici bir alet ile olmalıdır. Taş, değnek veya ateşli bir silah ile öldürülen avın helal olup olmadığı hususunda ihtilaf vardır. Fakat bir taş veya değnek veya ateşli bir silah ile avın ayağına veya kanadına isabet edip diri olarak yakalayarak boğazlarsa mübah olur.

Bir kimse okunu ava atar onu ikiye bölerse, helâl olur.

8 - Avın vahşi veya ehli olup vahşileşmiş bir hayvan olmasıdır. Ehli bir hayvana ok veya köpeği saldırtıp onu öldürtmekle helâl olmaz. Ancak kuyuya veya bir çukura düşer ve onu çıkarmak veya olduğu yerde boğazlamak mümkün olmazsa, kama gibi keskin bir alet ile onu öldürmek mübah olur.

9 - Avın kayb olmamasıdır. Bir kimse, avı hançer ile yaralarsa, sonra göz önünden kayb olur veyahut köpek ile avın her ikisi kaybolur sonra avın ölmüş olduğunu görürse haramdır.