yoktur. Ama belden yukarısını örten futanın uçlarını birbirine bağlamak veya çatal iğne ile tutturmak için ise caiz değildir.

Başını her hangi bir örtü ile örtmek, ister dikili olsun ister dikili olmasın haramdır. Örtü sayılmayan bir yastığa başını koyması ve başının üzerinde bir şemsiye tutması, caizdir.

Ellere eldiven geçirmek, hem erkek ve hem kadın için caiz değildir.

Yüzük ile kol saati elbise ve örtü sayılmadığından onları takmakta da bir beis yoktur.

İhramda olan kimse, ayaklarına, üstü ve topukları açık, parmaklarının çoğunu dışarda bırakan bir ayakkabı takmalıdır ki, bu gün hem memleketimizde ve hem de Hicazda mevcut bulunan terlikler bu tarife tamamen uygundur.

Kadın ihramda erkek gibi değildir. Elleri ile yüzü müstesna her tarafını kapatması gerekir. Kendisi için dikişsiz elbise söz konusu değildir. Hatta şartlar değiştiğinden kadının bu zamanda dikişsiz elbise giymesi caiz değildir.

II - Mührimin vücuduna taallük eden yasaklar. Bunlar da beşe ayrılır:

a) Traş olmak.

b) Vücudunun her hangi bir yerinden bir tane de olsa kıl almak.

c) Tırnakları kesmek.

d) Vücud veya elbisenin her hangi bir yerine tedavi için de olsa koku sürmek veya kullanmak.

e) Saçı veyahut vücudun her hangi bir tüyünü yağlamaktır.

Yıkanmak, vücudun her hangi bir tarafını kaşımak ve sürme çekmek bir zarar vermez.

III - Av avlamak. İhramda bulunan kimse, eti yensin yenmesin asla hiçbir av avlayamaz. Avlanması haram olduğu gibi avlayana yardım etmek, kendisine yol göstermek, bıçak vermek, avı korkutmak, yumurtalarını, ayaklarını, kanatlarını kırmak, onu satmak ve satın almak da haramdır. Fakat ehli