etmiş ise vasiyetini yerine getirmelidir. Mali durumu müsaid olmadığı takdirde, alacaklıya meyyiti af etmesi için müracaat edip rica edilmelidir. Allah'ın Resûlü buyuruyor:

نَفْسُ الْمُؤْمِنِ مُعَلَّقَةٌ مِنْ مَقَامِهَا الْكَرِيمِ بِدَيْنِهِ حَتَّى يُقْضَى عَنْهُ

"Borcu ödeninceye kadar mü'minin ruhu güzel makamından alıkonur."

Vefat vaki olunca dört şey vacib olur:

1) YIKAMAK.

Meyyiti yıkamak, farz-ı kifayedir. İntihar eden kimse, her ne kadar asi ise de diğer ölüler gibi yıkanıp namazı kılınır.

Cenabet ve hayzdan yıkanmanın farzı ikidir: Biri niyet getirmek, diğeri bütün vücudu yıkamaktır. Cenaze yıkamanın farzı ise bir tanedir. O da, necaseti izale ettikten sonra, ölenin bütün vücudunu yıkamaktır. Çünkü ölen kimse şuur ve iradesiz olduğundan kendisine niyet getirmek teklif edilmez. Gassal (ölüyü yıkayan kimse) da niyet getirme mecburiyetinde değildir. Binaenaleyh niyeti muteber olmayan deli veya çocuk veya kâfir tarafından yıkansa kâfidir.

Guslün efdalı, meyyitin velisi, gassal ve yardımcılarından başka bir kimsenin görmiyeceği tenha ve yüksek bir yerde, içinde vefat ettiği ve vücudunu örten gömleğin içinde yıkanmasıdır. Resûlüllah (S.V.), vefat ettiği gömleğin içinde yıkanmıştır.

Ölünün vücudu kirli veya hava çok soğuk olmazsa soğuk su ile onu yıkamalı. Aksi taktirde sıcak su ile yıkamak daha efdaldir.

Gassal, ölüyü yıkamak için her şeyden evvel onu geriye doğru eğik tutar. Oturtur ve sağ dizine dayandırır, sağ elini omuzuna, baş parmağını da ensesine kor. Ondan sonra karnında herhangi bir şey varsa çıkartmak için sol eliyle karnını iyice sıvazlar. Sonra sırt üstü yatırır ve sağ eline bir bez sararak ön ve arka tarafını yıkar. Eline bez sarması vacibdir. Vücudunun