MALİ İTLAF

İnsan olsun hayvan olsun her hangi bir şey saldırırsa, savunmaya geçip şerrini def' etmek caizdir. Söz söylemek veya bağırmak veya imdat istemek ile onun def'i mümkün ise ona başvurulur. Başka bir şeye tevessül etmek caiz değildir. Bununla def'i mümkün değilse, öldürücü olmayan bir darbe ile def'i mümkün ise onunla def' edilir, öldürmek son çaredir. Böylesi savunmada katil olsa mes'ûl değildir.

Bir kimse, diğer bir kimsenin malını her ne sûretle olursa olsun, bilerek veya bilmeyerek (hatta birisinin ayağı kayıp düşmek sûretiyle) başkasına ait bir malı itlâf ederse zamin olur.

Baliğ olmayan bir çocuk bir kimsenin malını itlâf etse, kendi malından zamin olur. Babasının malından olmaz. Malı yoksa ilerde durumu müsait olursa ondan alınır.

Bir kimse, zulme uğrarsa, zalime zulüm etmeğe salahiyeti yoktur. Meselâ biri, diğerinin malını itlâf ederse, malı itlâf edilmiş olan kimsenin mukabelei bilmisil olarak zalimin malını itlâf etmeye hakkı yoktur. Ancak ondan hakkını almağa yetkilidir.

Bir kimse başkasının bahçesinin suyunu haksız yere tutar, bahçesinin kurumasına sebebiyet verirse zamin olur.

Bir hayvan bir kimsenin malını itlâf ederse, sahibi veya çobanı onunla birlikte olduğu halde men etmemiş ise mes'ûl olup zamin olur. Sahibi beraber olmazsa, vakit gündüz ise mes'ûldür. Yoksa mesûl değildir.

Bir memlekette hayvanları gece ve gündüz çayırlara götürülüp otlatırsalar, her hangi bir şey itlâf ettiği takdirde sahibi veya çobanı mes'ûldur. Hayvan sahibi beraberinde bulunduğu gibi eşya sahibi de eşyasının yanında bulunur ve eşyasını hayvandan muhafaza etmezse hayvan sahibi mes'ûl değildir.

Bir kimse, hayvanını köyde veya şehirde serbest bırakır, bir şey itlâf ederse mesûldür. Ama sahibinin elinden veya evden kaçar haramdır.