5 - Her iki alınacak borcun denk olmaları. Yani her ikisi on Reşad altını veya her ikisi on bin Türk lirası ve her ikisinin vâdesi bir olması.

6 - Mühil ile mühal aleyhin borçları değiştirilmesi caiz olan şeylerden olması, binaenaleyh selemin borcunu havale etmek caizdir.

Havale için bir misal:

Meselâ; Zeydin bin lira Amr'den, Amr'in de o kadar Halit'ten alacağı vardır ve her iki borcun da vâdesi meselâ Hicri 1400 Ramazan ayının başıdır. Bunun üzerine Amr, Zeyd'i Halid'e havale ediyor. Bu yolla Amr Zeyd'in borcundan kurtulduğu gibi Halit de Amr'in, borcundan kurtulmuş olur. Yalnız Halid'in zimmeti Zeyd'in borcu ile meşgul olur.

Havalenin caiz olabilmesi için mühil (borcunu başkasının zimmetine tahvil eden) ile mühtal (mühilden alacaklı olan)'ın rızaları şattır. Mühtal aleyh (borcu zimmetine nakl edilmiş olan kimse)'nin rızası ise şart değildir. Borçlu olmayan kimseye borcu havale etmek caiz değildir. Mühil ile mühtal'ın havale edilen borcun miktar ve keyfiyyetini bilmeleri lazımdır. Mühilin zimmetinde bulunan ile mühtalüaleyhin, borçların cinsi, miktarı ve ödeme zamanlarının bir olması lazımdır. Havale ile mühil, mühtalın borcundan, mühal aleyh de mühilin borcundan berat etmiş olur. Mühtalın hakkı, mühal aleyhin zimmetine intikal etmiş olur. Havale akdi yapıldıktan sonra mühtal-aleyh müflis çıkarsa mühtal için dönüş hakkı yoktur. Bir kimse bir kadınla evlenip onu yani evlendiği kadının sıdakını (mihrini) bir borçlusuna havale eder ve o kadın hakkını almadan boşanırsa havale devam eder. Yalnız dühuldan evvel boşama vaki olursa boşanan zevce, mühalü aleyhten aldığının yarısını eski kocasına iade edecektir.