Dokuz yaşını tamamlamış bir kadın, bir gün bir geceden aşağı, onbeş günden fazla olmaksızın rengi ne olursa olsun kan görürse hayızdır.

Onbeş günden fazla devam eden kan ise, dört halden hâli değildir:

1- Âdet, görmeye yeni başlayıp kuvvetli ve zayıf kanı gören kadının halidir. Siyah kan kuvvetli, kırmızı kan zaiftir. Kuvvetli kan, bir gün bir geceden az olmamak ve onbeş günü geçmemek, zayıf kan ise onbeş günden az olmamak şartıyla görülen kandır. Kuvvetli kan hayız, zayıf kan ise istihaza alametidir. Bu durumdaki kadına mümeyyize denilir.

2- Âdet görmeye yeni başlayıp kuvvetli ve zayıf kanı gömeyen kadının halidir. Yani ya daima kuvvetli veya zayıf görür veya gördüğü kuvvetli kan bir günden az veya on beş günden fazladır. Veya gördüğü zayıf kan, onbeş günden azdır. Racih kavle göre adeti bir gün bir gecedir, tuhruda yirmi dokuz gündür.

3- Âdet görüp kuvvetli ve zayıf kanı gören kadının halidir. Böyle bir kadın için âdeti değil, temyizi esas kabul edilir. Meselâ, bir kadın her ayın başında beş günü hayız mütebakisini tuhr olarak âdet etmişti. Sonra istihaze hastalığına mübtela olsa, her ayda on gün kuvvetli, meselâ siyah kan, yirmi gün de zayıf, meselâ kırmızı kan görürse, gördüğü siyah kan hayız, kırmızı kan istihaza kanıdır ve tahir sayılır. Allah'ın Resûlü buyuruyor: "Hayız kanı siyah olur, bilinir."

4- Âdet görüp âdetinin vakit veya miktarını unutan kuvvetli ve zayıf kanı görmeyen kadının halidir. Bu kadına mütehayyire (şaşırmış) denilir. Mütehayyire kadın, ihtiyatlı davranmak zorundadır. Temiz kadın gibi namaz, oruç vesair ibadetlerini eda eder. Hayızlı kadın gibi de cinsi münasebette bulunmaz. Ayrıca her farz namaz için vakit girdikten sonra yıkanır. Yalnız İmam Nevevî, "Tahkik" de ifade ettiğine göre: "Âdetinin hangi vakitte, meselâ sabahleyin kesildiğini hatırlarsa yalnız her gün sabahları yıkanır" diyor.

Mütehayyire kadının kanı kesik geliyorsa temiz olduğu zamanlarda gusül etmesi icab etmez. Cumhuru Ulemaya göre, mütehayyire olup geceleri kanı kesilmeyen kadın, Ramazan