kıran daha efdaldır. Sonra haccı Temettû, sonra da haccı ifrad gelir. Şafiî ile Maliki mezheblerine göre, haccı ifrad, sonra temettûdur. Hz. Aişe (R.A.) anlatıyor:

"Haccetül-Veda senesinde Resûlü Ekrem (S.A.V.) ile birlikte, Hacca gittik. Kimimiz Umreye, kimimiz hac ile Umreye (Kırana), kimimiz hacca niyet etti. Resûlü Ekrem (S.A.V.) de hacca niyet etmiş idi. Hac veya hac ile Umreye niyet edenler kurban bayramının gününe kadar ihramda kaldılar." (Buhari, Müslim)

Hacc-ı İfrad, bir takım iş ve merasimden ibarettir. O da ihrama girip beyan edilecek iş ve ameli ifa etmektir.

Haccı Temettû iki işten ibarettir. İlk önce Umredir. Mikatta Umreye niyet edilir. Menasiki ifa edilir ve ihramdan çıkılır.

Arafata çıkılacağı gün Mekke-i Mükerremede hacca niyet edilerek, ihrama girilir.

Haccı Temettû'ün üç şartı vardır:

a - Afakî olmasıdır. Mekkeliler ve Mikat ile Mekke arasında bulunan kimseler için haccı Temettû caiz değildir. (Mekkeye uzaklığı 144 kilometreden aşağı olursa)

Fakat Mekkeden 144 kilometre uzak olduğu takdirde haccı temettû'a niyet edebilir.

b - Haccı Temettû'un Umresi, hac edeceği senenin hac aylarında vaki olmalıdır. Hac aylarından evvel Umre yapılırsa, haccı Temettû sayılmaz.

c - Umre ile hac arasında mikatı tecavüz etmemesidir. Mikatı tecavüz ederse haccı Temettû addedilmez. Avdet ettiğinden hacca niyet eder, kurban da kesmez.

Haccı Kıran, yine iki ameldir. Mikatta Umre ile hacca niyet eder, Mekke-i Mükerremeye varınca, Hac ve Umre için Kâbeyi tavaf eder. Sonra her ikisi için Safa ile Merve arasında sa'y eder.

Haccı Kıran'a niyet eden kimse, ihramda iken memleketine dönebilir. Fakat aynı senede tekrar dönüp hac ile Umre menasikini eda etmesi gerekir.