İbni Abidin de şöyle diyor: "Bundan (makabilinden) anlaşılıyor ki, memleketimizde çiftçilere öşür vacib değildir. (elindeki arazi kendilerine temlik edilmemiş ise). Çünkü sultanın naibinin halktan aldığı şey öşür ise, zaten başka bir şey terettüb etmez. Haraç ise yine başka bir şey gerekmez. Çünkü haraç ile öşür bir arada olmaz.." cild: 2 sayfa: 60. Bundan anlaşılıyor ki, arazi temlik edilmiş ise (zamanımızda olduğu gibi) öşür vacib olur.
Hal böyle iken, Türkiye'de halkın elindeki arazi, tapu ve temlik için değil, tasarruf için verilmiş olup, arazimiz öşre tabi değildir demek büyük bir hata ve gaflettir.
Hülasa Türkiye'deki arazinin esası miriyye (memlekettir) ve Haraca tabi olup öşre tabi değildi. Fakat bilahare vatandaşlara temlik edildiği için öşre (zekâta) tabidir.
Mısır, Şam ve Irak gibi bir çok ülkelerin arazileri haraciye idi. Yani müslüman olmayan yerlilere harac mukabilinde temlik edilmiş olup zekâta tabi değildi. Acaba şimdi aynı hal devam ediyor mu? Yoksa değişmiş mi? diye tereddüt ediliyor. Bu hususu birçok kimseler sormaktadırlar.
Cevap olarak deriz ki: Bu arazinin müslüman olmayan ilk
Yükleniyor...