Resûlullah (S.A.V.) buyuruyor:

صَلُّوا كَمَا رَاَيْتُمُونِى اُصَلِّى

"Namaz kıldığım gibi namaz kılınız."

Korku namazının birkaç çeşidi vardır:

1) Düşman kıble yönünde olup, birbirini görmeğe mani (dağ gibi) bir şey de yoktur. Müslümanların sayısı da az değildir. Öyleki iki saf olsalar her saf düşmanla çarpışabilecek güçtedir. Bu durumda imam, birinci rek'atın itidaline kadar, bütün muhariblere namaz kıldıracak, ondan sonra birinci saf ile beraber secdeye giderek, ikinci saf ise nöbet bekleyecektir. Kalktıktan sonra nöbette bulunan kimseler ile yer değiştirip, nöbete geçecekler. Sonra ilk nöbet tutanlar secdeye giderek imama yetişip onunla beraber ikinci rek'atın secdelerini getireceklerdir. Oturunca, ayakta kalanlar, secdeye varacaklar. Ondan sonra hep birlikte teşehhüd okuyup selâm vereceklerdir. İşte bu durumda bir safta bulunanların bazıları, her iki rek'atta da nöbet beklerlerse caizdir. İşte Peygamber (S.A.V.)'in Mekke'ye 85 km. uzaklıkta olan Usfan adlı köyde kıldırdığı namaz böyle idi.

2) Müslümanlar çok olmakla beraber, düşman kıble yönünde değilse, veyahut kıble yönündeyse, fakat arada dağ gibi görmeğe mani bir şey vardır. O zaman imam, onları iki gruba ayırır, her gruba ayrı ayrı namaz kıldırır. Kıldığı ikinci namaz kendisi için nafile sayılır. Resûlüllah (S.A.V.) Necid'de bulunan "Batnı Nahl" adlı yerde, namazı bu şekilde kıldırmıştır.

3) Müslümanlar çok olmakla beraber, düşman kıble yönünde değildir, veyahut kıble yönündedir, fakat arada dağ gibi görmeğe mani bir şey vardır. İmam, müslümanları yine iki guruba ayırır, bir gurubu düşmana karşı durdurur, diğer guruba da bir rek'at namaz kıldırır. İkinci rek'ata kalkınca o gurup hemen imamdan ayrılır ve namazını tamamlayıp düşmana karşı gider. Ondan sonra düşmana karşı duranlar gelip imama uyarlar, imam da kendilerine ikinci rek'atı kıldırır. Teşehhüde oturunca ayağa kalkarlar ve ikinci rek'atı getirip teşehhüdde imama yetişirler ve imamla birlikte selâm verirler. Resûlüllah (S.A.V.) Necid'de bulunan "Zatürrika" adlı yerde bu namazı kıldırmıştır.