"Allah, ecdadlarınızla yemin etmeyi nehy eder. Bir kimse yemin etmek isterse Allah'a yemin etsin veyahut sussun." (Buhari, Müslim)

Bir kimse, Allah'a saygı gösterdiği gibi, bir mahluka saygı gösterip yemin ederse kâfir olur. Resûlullah (S.A.V.) buyuruyor:

مَنْ حَلَفَ بِغَيْرِ اللّٰهِ فَقَدْ كَفَرَ

"Bir kimse, Allah'dan başka bir şeye yemin ederse kâfir olur." (Hakim rivayet etmiştir.)

Evliyaya, ziyarete yemin etmek asla caiz değildir.

Bir kimse "şu bana ahd olsun" veya "yemin ederim şunu yapacağım" dese yemin etmiş sayılmaz. Bir kimse de "bunu yapsam yahudi olayım" dese, gayesi kendisini o işten uzaklaştırmak ise, yemin sayılmadığı gibi kâfir de olmaz, ama günahkâr olur. Tevbe etmesi lazımdır. Gayesi bunu yaptığı takdirde yahudiliği kabul etmek ise, ister yapsın ister yapmasın kâfir olur. Yeniden Tecdid-i İmam etmesi icab eder.

Akil, baliğ olmayan veya uyku halinde olan bir kimse yemin ederse, yemini muteber değildir.

Bir kimse haram bir şeyi yapmak veya farz olan bir şeyi terk etmek için yemin ederse günahkâr olur, yeminini bozmakla mükelleftir. Sünnet olan bir şeyi terk etmek veya mekrûh olan bir şeyi yapmak için yemin ederse, yeminini bozmak sünnettir. Mübah bir şeyi yapmak veya yapmamak için yemin ederse, yeminini bozmaması sünnettir.

Bir kimse bir şeyi yapmamak için yemin ederse sonra unutup yaparsa, yemini bozulmaz.

Bir kimse Zeyd'in bir işi yapmadığı halde, yaptığını veya yaptığı halde yapmadığını bilir ve bu bilgiye dayanarak yemin ederse, günahkâr olmadığı gibi, kefaret vermek de icab etmez.

Yemini kast edmeden, dili kayıp "Vallahi" dese, ettiği yemin, yemin-i lağv'dir. Günahkâr sayılmaz. Cenab-ı Hak buyuruyor: