KATİL VE YARALAMA

Yüce İslâm dininde yılan, akrep, bit, fare ve sinek gibi insan sıhhatına veya malına zarar veren hayvanat hariç, hiçbir canlı mahluka eziyet vermek caiz değildir. Fakat maalesef cehalet ve kasvetin etkisi altında kalmak veya hata etmek neticesinde değil, hayvanları öldürmekle meydana gelen katil olayları, bu zamanda olduğu gibi geçmiş zamanda da çok vaki olmuştur. İslâm dini, bu büyük cinayeti ihmal edip cezasız bırakmaz; bırakmak da onun yüce adâletine yakışmaz.

Katil olayları bir çeşit olmadığı için müeyyideleri de bir değildir. İslâm'a göre katil üçe ayrılır:

1 - Amd

2 - Şibhülamd

3 - Hata

1 - Amd'den vaki olan katil şöyledir: Bir adamın normal olarak tabanca, tüfek, kılıç ve kama gibi öldürücü bir alet ile haksız yere başkasını bilerek öldürmek veya onu zehirlemek, veya boğmak veya denize atmak gibi, kişinin ölümüne vesiyle olacak bir şey yapmasıdır. Böyle bir cinayet işleyen kimsenin cezası kesinlikle kısastır. Kur'an-ı Kerim'de beyan buyurulduğu gibi kısasta hayat vardır. Bir memlekette kısas kanunu tatbik edilecek olursa, şübhesiz katil olayları yüzde bire inecektir. Çünkü katil cinayetini işlemek isteyen kimse, dini de olmazsa, kendi kendine düşünüp; "Şu adamı öldürdüğüm takdirde kesinlikle ben de öldürüleceğim. Öyle ise en iyisi bu işi yapmamaktır." diyecek ve katilden vazgeçecektir. Böylece hem kendi hayatı, hem öldürmek istediği kimsenin hayatı kurtulmuş olacaktır. Fakat kısas kanunu tatbik edilmez; hapis gibi bir ceza uygulanır, merhamet veya siyasetin etkisinde kalınarak ara sıra böyle