Kadın, İslâmın kabul ettiği hususlarda kocasına itaat etmekle mükelleftir. Kocasının izni olmaksızın yola çıkması caiz olmadığı gibi mahalle veya şehri gezmesi de caiz değildir. Kadın İslâm dininde değerli bir varlıktır. Onu tezyif edip zulmetmek caiz değildir.

Maalesef İslâmın kadına yüklemediği bir çok vazife kendisine yüklenmektedir. Cahiliyyette olduğu gibi hala İslâmı bilmeyen cahillerin zulmünden kurtulamamaktadır.

Kocasına itaat etmeyen kadına önce va'z ve nasihat edilir; yola gelmezse bir müddet terkedilir. Yine yola gelmezse hafifçe dövülür.

Şayet bir kadına zulmedilip hakkına tecavüz edilirse mahkemeye baş vurup durumu beyan etmesi ve gereğinin yapılması için kendi kendini savunması tabii bir hakkı'dır.

HUL'

Hul' (kocaya verilmek üzere) bedel mukabilinde koca ile karı arasındaki zevciyet münasebetini izale etmektir.

Hul'un beş rüknü vardır.

1 - Bedeli veren.

2 - Bedel.

3 - Zevce.

4 - Akit sığası.

5 - Koca.

Kocanın hul' edebilmesi için, karısını boşayabilecek niteliği sahip olması şarttır. Binaenaleyh çocuk, deli ve hul' için kendisine bir baskı ve zorlamanın olmaması lazımdır.

Bedeli veren şahsın zevce olması şart değildir. Bir kimse yabancı da olsa birisine, "hanımını hul' edecek olursan sana şu kadar para vereceğim" der o da "bu kadarla hul' ettim" derse hul' hasıl olmuş olur.

Bedel, peşin olabileceği gibi vadeli de olur.