kimsenin, kadın hakkında bildiği her şeyi olduğu gibi söylemesi vacip olup, gıybetten sayılmaz.

İslam dininde başkasının kusurunu söylemek gıybet olup haramdır. Kur'an-ı Kerim şiddetle onu yasaklamaktadır. İnsan olan kimsenin bu kötü silahı kullanmaması gerekir. Ancak ciddi bir maslahat varsa onu kullanmakta beis yoktur. "El-Envar" isimli fıkıh kitabı bu hususta şöyle diyor:

Gıybet bazı sebeblerden dolayı mübahtır.

1 - Kötülük yapan kimseyi sakındırmak.

2 - Zalimin zulmünü hakime söyleyip şikayet etmek.

3 - Kötülüğü ortadan kaldırmak için, başkasının yardımını elde edebilmek gayesiyle kötülük yapanın gayr-ı meşru işini söylemek.

4 - İhtilaflı bir meselede hasmının durumunu şeri kıstaslarla ölçmek için müftüye o durumu anlatmak.

5 - Alenen günah işleyen kimsenin kusurunu söz konusu etmek.

6 - Topal, âma ve kısa gibi kusuru bildiren kelimeler lakap haline gelmiş ise ve kişi onunla biliniyor ise onu söylemek.

7 - Dini meselelerde İslâma uygun bir şekilde ravi ve yazarları tenkit gerekir ise tenkit etmek.

Bir vali veya bir memurun durumu ufak tefek mesele için değil, ciddi bir şey varsa onu yüksek makamlara şikayet edip durumunu bildirmek caizdir. (El-envar C. 2, sah.44)

Hülasa, evlenmek üzere tanıdığı bir kadın hakkında bilgi isteyen birisine söz konusu kızın kusur ve özelliklerini saptırmadan söylemek zorunda olduğu gibi, bir baba kızına talip olan birisini, tanımak gayesiyle bir başkasına müracaat ettiğinde, başvurulan kişi, tanıdığı erkeğin hususiyetlerini saklamadan, hakkında ne biliyorsa onu söylemesi lazımdır.

Akitten önce hutbe okumak sünnet olduğu gibi, evlenmek için yapılan teklifden evvel de hutbe okumak sünnettir. Hutbede Allah'a hamd edilir, Peygamber'e Salatü Selâm getirilir, takva